Tag Archive almanya istanbul taşımacılık

Almanya ya Nakliye Nasıl Yapılır

Türkiye Almanya Arası Taşımacılık Hizmetleri

0850 304 17  57 /  0532 400 16 90

istanbul-küçük-kamyonet-nakliye

  • Bizi Özel Yapan Şey Sizce Nedir?

 

Türkiye Almanya Ev Taşıma Fiyatları   —– Home  Türkiye Almanya Ev Taşıma Fiyatları

İstanbul’dan ve  Türkiye’nin Tüm illerinden almanya nın tüm illerine ve semt lerine nakliye ve lojistik hizmeti vermekteyiz.

  siz müşterilerimize haftanın her günü hizmet vermekteyiz.

  • Evden Eve Nakliyat
  • Nakliyat Ambarı
  • Parsiyel Taşımacılık
  • Parça Eşya Taşımacılığı
  • Fabrika & Ofis Taşımacılığı

Yerleşik hayata geçildiğinden beri insanların ister istemez nakliye firmaları ile ve evden eve eşya taşıma ihtiyacı oluşmaktadır.  BUNU EN İYİ YAPAN FİRMA İSE    Biçer Lojistik     tir Bunlardan en belirgini şehirler arası veya şehir için eşya taşıma olsa da, göç etmelerden sonra ülkemizden yurt dışına veya yurt dışından ülkemize nakliye ihtiyacı oluşuyor. Buda tabi ki tutacak fiyat düşünülüyor. Bunlara en basit örnek verecek olursak, Türkiye Almanya arası nakliye olabilir. Bunun sebebi birçok Türk vatandaşının Almanya’ya gitmesi veya oradan Türkiye’ ye gelmesi sonucunda meydana geliyor. Türkiye Almanya Ev Taşıma Fiyatları da bu durum da ön plana çıkıyor. Almanda para birimi ile Türkiye’nin para birimi farklı olduğu için nakliye firmaları Euro üzerinden işlem görmektedir.

Türkiye Almanya Nakliye Fiyatı Ne Kadardır?

Türkiye’den Almanya’ ya gidecek tır, gideceği merkeze göre fiyatı belirlenmektedir. Buda Türkiye Kayseri şehrinden Almanya Berlin arası tutacak fiyat, 2800 EURO olabiliyor.(tabi bu fiyat belirli m3’ler baz alınarak belirlenmiştir.) Fiyatlandırmalar eşyanın alınacağı ve taşınacağı yere, kapladığı alana(m3), taşınma tarihine göre değişmektedir. Bulunduğunuz bölge İstanbul’dan Berlin’e nakliye yaptıracaksanız, bu da 2800 EURO değerindedir. Tabi bu fiyatlar ortalama fiyattır. Bazı taşımalarımıza örnek verecek olursak,

Mersin Berlin 3300 EURO

İstanbul Köln 2800 EURO

İstanbul Münich Liman 2500 EURO

İstanbul Ulm 2000 EURO

Konya München 4300 EURO

Türkiye Almanya Nakliye Firmaları

Yurtdışına nakliye yapan birçok firma bulunmaktadır. Fakat uluslararası zati eşya taşımacılığı normal nakliye işlemlerinden gerek gümrük mevzuatı gerekse yapılacak olan taşımanın aşamaları noktasında birbirinen ayrılmaktadır.Türkiye’den Almanya’ya Nakliye firmaları diye bir araştırma yaptığınızda hem Türkiye’de hem de Almanya’da İnter Lojistik Grubu ile karşılaşacaksınız. Bunun sebebi yıllardır bu alanda hizmet veren firmamızın dijital alanda da sürekli refere edilmesidir.

Uluslar Arası Ev Taşıma Fiyatları

Taşınma öncesi bize bildirdiğiniz eşyalarınız için daha önceden belirlenerek size tırda yer açılır ve eşyalarınız güvenli bir şekilde anlaştığınız yere bırakılır. Kapıya kadar götürme hizmetine ek olarak eşyalarınızın varış lokasyonunda eve taşınması ve kurulumuda İnter Lojistik ekipleri tarafından gerçekleştirilir.

Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede maalesef ki evden eve nakliyat sektörü profesyonellik ve kurumsallık yetilerinde gelişmemiş firmalar ile doludur. Dolayısıyla firma seçerken çok titiz bir araştırma yapılması gerekmektedir.

Detaylı bilgi, rezervasyon ve net fiyat bilgisi için lütfen tıklayınız.

Ya kardes gel Almanya’da al ne isin var.turkiyedeki esyayla getirdigine degmez biz burada ayni sehirde baska.eve tasinsak mobilya.sokmek takma tasima vs 1500-2000 euro firmalara.oduyoruz. turkiyeden getirecegin esyalarinda.ne kadara mal olacagini.artik sen.dusun
 
Tırlar oluyormus yarısı boş gelenler öyle bişey denk getirirsem muhteşem olur. Hayırlısı olsun zor ve yorucu günler bekliyor.
 
Bence kardesim sat turkiyede esyalari 2000-3000 gozden cikardiysan o paranin ustune sattigin esyalarin parasini ekle gel almanyaya o parayla esyani al daha iyi. Olur yada internetten mobilya ve elektronik esyada alabilirsin ikinci el tabiki 10 senelik esyalardan.degil :) tabi.karar senin Almanya’nın neresine geleceks8n?

 Türkiye den Almanya’yla ev eşyası getirmek

BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR
Türkiye den Almanya’yla ev eşyası getirmek.
 Benim bir arkadaşım Bodrum’dan eşyalarını getirmişti, fiyatını net hatırlıyorum ama daha karlı oldu demişti benim için. Memnunda kalmıştı.
BİLGİ PAYLAŞTIKÇA ÇOĞALIR . 
Almanya’da mobilyalar cok pahali eger kaliteli birseyler almak istiyorsaniz. Yurtdisina ev esyasi tasiyan nakliye firmalari var. Ayrica normal nakliye firmalari da tasiyor esyanizi. Eger tam tir dolusu mal getiricekseniz sanirim 2bin euro ya bütün tiri doldurup kapiniza kadar getirirler. Önemli olan gümrük islemleriniz. O islemleri de zaten nakliye firmasi hallediyor. bulundugunuz sehirde bir kac uluslararasi nakliye firmasi arastirip fiyat alin. Sizin 2bin euroya getirdiginiz esyalari burada alamazsiniz. Bir L bicimi köse koltuk basliyor 500 600 eurodan. Yatak odasi takimlarina ya da masa takimlarina hic girmiyorum bile. Kaldi ki kücük esyalarinizi mutfak esyalarinizi herseyinizi getirebilirsiniz.  Antikalar olmadigi sürece gümrükte de bir sorun yasamazsiniz.  
  
Evet Tuğçe biraz araştırdım burda çok pahalı eşyalar. Peki ben şuan Almanya dayım Türkiye ye gitmeden burdan oturuma başvuruda bulunabilirmiyim. Eşimin doğumu yaklaştı ve taşınma sürecinden dolayı yardımcı olurlar mı yoksa illa Türkiye ye gitmem gerekir mi ??

 Türkiye den Almanya’yla ev eşyası getirmek.

 Esinizin dogumu yaklastigi icin belki yardimci olurlar. Gidip yabancilar dairesine sormaniz lazim. Benim bildigim geri dönüs yapmaniz lazim ve aile birlesimi vizesine basvurmaniz lazim. Gerekli evraklari toplamaniz lazim. Almanya’da kalsaniz bile basvurunuz icin gerekli evraklari toplayamazsiniz. Almanya’da turistik vize ile mi kaliyorsunuz? Durumunuzu tam olarak bilmedigim icin kesin birsey de söyleyemiyorum.
 Türkiye den Almanya’yla ev eşyası getirmek.
Ticari vize ile kalıyorum.  Bir arkadaş söyledi bana da böyle yap diye o eşini bu şekilde getirmiş gerçi onların yeşil pasaportu varmış ve 10 yıl önce yapılmış bişey belki olur diye umut ediyoruz soralım bakalım belki başla bir yol izletirler. Hayırlısı olsun bakalım.

Amerika’dan Türkiye’ye dönüş
O kadaaaar uzun zamandır beklettiğim bir konu ki bu. Deniz’in okulu ve vazonun kırılıp tekrar yapışmasından sonra bir türlü elimin gitmediği konular listesinde yer alıyor. Çok çetrefilli. Çok bakış açılı. Ve çok herkese-göre-değişir cinsten.

En nihayetinde, dün gelen bir maille “Artık yeter, yaz kızım kereviz” dedim, ve işte yazıyorum.

Aşağıdakiler tamamen kendi düşüncelerim, kendi tecrübelerim. Eksiği, gediği, bir başkasına göre doğrusu, yanlışı vardır. Ekleme yapmak isteyenlerin yorum kısmı emirlerine amadedir.

Amerika’dan Türkiye’ye dönüş yapılır mı?

Bilmem. Biz yaptık, oldu.

İlk taşındığımızda çok alıyorduk bu soruyu: Hangi akla hizmet Türkiye’ye döndünüz? Millet oraya gitmeye çalışıyor, ne demeye geldiniz?

Size ne? demek istiyor insan. O kadar da gözünde büyütme Amerika’yı be kardeşim demek istiyor. Bir hikmet var ki döndük demek istiyor. İlk başta.

En önce buldumcuk oluyor insan. Canım memleketim! Ne kadar da özlemişim. Hele bir de ailenle aynı şehirdeysen! Çocuğun var, anneanne-babaanne pır dönüyor etrafında. Sen, Amerika’dan Türkiye’ye geldiğin tatillerdeki gibi yaşıyorsun ilk başta. Hiç bitmeyen bir tatil.

Ama ondan sonra “Reverse culture shock” dedikleri ters kültür şoku devreye giriyor. Ve kendini buraya ait hissetmemeye başlıyor insan. Oraya da ait hissetmiyor. İki arada, bir derede. Keşke gitmeseydim diyorsun. Gidip, oraları görmeseydim. Aklım kalmasaydı.

Sanırım yaklaşık iki, üç sene sürdü bu ters kültür şoku. Şimdi artık buraya ait hissediyorum kendimi. Alıştım. Ha, sinirlendiğim şeyler yok mu? Elbette var! Bu blogun ortaya çıkış sebeplerinden biri de Türkiye’nin bu kargacık burgacıklığı zaten.

Bu kadar edebiyattan sonra gelelim işin teknik kısmına.

Dünkü mailde sormuş San Francisco’dan yazan 4,5 aylık anne adayı:

sizce neler goturelim kizimiz ve kendimiz icin, TR de bulamayacagmiz ya da fahis fiyat olabilecek olan seyler nelerdir? siz gidince ne kadar zamanda ev duzebildiniz? TR de neleri nerden aldiniz, ne kadarlik bir birikim gerekir tahminen? Hangi markalarda neleri tavsiye edersiniz, gerci burada da hala dogru duzgun bir supurgeye denk gelemedim ama, bu konularda da tavsiyelerinize acigim musait vaktinizde.

Şimdi şekerim, getirebildiğin her şeyi getir. HER ŞEYİ. Bizim yaptığımız hatayı yapma. Biz, aman televizyonun bilmemnesi uymaz, getirme. Yok saç kurutma makinesinin ayarı uymaz, bırak diye diye bayağı bir şeyi bıraktık. Ha, burada taşınacağımız ev, oradaki evimizin üçte biri büyüklüğündeydi, o ayrı. Ancak sonradan daha genişçe bir eve çıktık. Şimdiki aklım olsa o eşyaların hepsini getirir, eve sığmayanları ya eşe dosta dağıtır ya da bir depoya koyardım. Burada sıfırdan bir şeyleri almak çok daha pahalı çünkü.

Taşınma kararı verdiğimizde yaklaşık altı aylık hamileydim. Dolayısıyla bebek alışverişimizin hepsini oradan yaptık. Yatak odası, puset, kitap, kılık kıyafet… Her şeyi oradan aldık. Türkiye’de (özellikle de İstanbul’da) bu tür şeylerin daha pahalı olduğu düşüncesinden hareketle aklımıza gelen her şeyi toparladık. Eşyaları konteynerle getireceğimiz için yer sıkıntımız da yoktu.

Artık Türkiye’de her şey bulunuyor. Benim burada henüz görmediğim çok az şey var. Ama her şey çok pahalı. Oraya göre AŞIRI pahalı. Dört sene oldu döneli, hala buradan alışveriş yapmaya alışamadım. Hala “Ben bunu orada yarı fiyatına alırım yahu!” diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Dolayısıyla yer sıkıntınız yoksa her şeyi oradan alın. Özellikle de bebeğinizin ihtiyacı olacak her şeyi.

Konteyner işine gelince… Bir 20 m³ bir de 40 m³’lük konteynerler var. Biz üç katlı evimizin eşyasının çoğunu 20 m³ olan konteynere rahatlıkla sığdırdık, hatta yerimiz de arttı. Dolayısıyla dönmeyi düşünenler iyice tartsın yer olayını, 40 m³ bayağı ciddi bir alan.

“Elektronik eşya getirmeyin” hurafesine tekrar değinmek istiyorum. Getirin kardeşim, getirin. Modern çağda her şeyin bir çaresi var. Bak, millet iPhone’ları alıp, çatır çatır kırdırıp kullanıyor. Adaptör denilen bir aygıt var. Takıyorsun alete, sokuyorsun prize… Ta-taaa! Mis gibi çalışıyor her şey. O yüzden, epilady’ni de getir, süt pompanı da. Abajurunu da, saç kurutma makinesini de.

Burada kullanmayacağınızı düşündüğünüz, ya da yer sıkıntısı yaratacak şeyleri de getirin. Neyin, kimin işine yarayacağını bilemiyorsunuz. Eşe dosta öyle çok şey dağıttık ve bir o kadar da dağıtabilirdik ki… Bir sürü kuzenim ev kurdu, neler verirdik onlara.

Ne kadar sürede ev düzdünüz? sorusuna gelince… Biz gelmeden babam eşyalı bir ev tutmuştu bizim için. İlk iki ay orada yaşayıp, bir yandan da ev aramaktı niyetimiz. Ancak evdeki hesap gümrüğe uymadı. Eşyalar beklediğimizden çok daha çabuk sürede geldi. (Halbuki bize hep tam tersini söylemişlerdi.) Eşyalar gelince, boşuna gümrükte bekletip hem para ödemek zorunda kalmayalım, hem de mundar olmasınlar diyerekten apar topar bir ev tuttuk. Ancak eşyalı evin de kirasını ödemiş bulunmuştuk. Böylece bir ay boyunca iki kira verdik, ama nereden bilebilirdik böyle olacağını?

Türkiye’de ev düzerken yaşadığımız en büyük sorun evlerdeki dolap eksiği. Amerika’da her evin her odasında bir gömme dolap olur. Bazı odalarda ayrı bir oda şeklindedir bu. Dolayısıyla gardrop, yok ray dolap denen kavramlar pek yoktur orada. Ve dolayısıyla öyle evden eve taşınırken dolap sök, tak, yok kira evinde dolap yok, ev sahibine yaptırmaya çalış gibi dertlerle uğraşmazsın.

Ama Türkiye bu konuda bir felaket! Yeni yapılan evlerde, bir iki odaya, o da belki koyuyorlar bir dolap. Geri kalan ıvız zıvırlarını saklamak sana kalıyor. Dört sene oldu Türkiye’ye döneli, hala tam yerleşemedik bu dolapsızlıktan ötürü!

Nerelerden neleri aldınız, ne kadar birikim gerekir? sorusu… Bu, hangi şehirden taşındığına göre değişir. Çünkü kardeşim, eğer New York’tan taşınmıyorsan, ve de Amerika’da da belirli bir standardın üzerinde yaşamıyorsan, Türkiye’ye, özellikle de İstanbul’a döndüğünde standardın düşüyor. Orada kullandığın arabanın tıpkısının aynısını iki katı fiyatına alıyorsun mesela. Oranın küçük SUV tipi arabası, buranın “lüks cip” sınıfına giriyor. O kadar ki, bir restorana gittiğinde görevliler “Ahanda, zengin birisi geldi, kapısını açalım da bize bahşiş versin” diye davrandıklarında neye uğradığını şaşırıyorsun.

Benzin konusu ise başlı başına Amerika’ya geri dönme sebebi. Oradakinin dört katı (rakamla 4, yazıyla dört, DÖÖÖRT katı) para ödüyorsun benzine. Hal böyle olunca ulaşım ciddi bir sorun haline geliyor. Oradayken düşünmediğin kalemler burada ciddi bir masraf olarak çıkıyor karşına.

Ciddi masraf demişken, aklıma gelen bir başka şey de içme suyu. Amerika’da, en azından bizim yaşadığımız birçok şehirde şehir suyu (bildiğin musluk suyu) güvenle içilirdi. Sıkıysa İstanbul’da musluktan akan suyu içmeye kalk. Dolayısıyla yeni bir kavram giriyor hayatına: Damacana suyu. Yepyeni bir operasyon bu da: Marka seç, bayii bul, damacana al, bitince sipariş ver. Masrafı da cabası.

Beyaz eşya ayrı bir konu. Amerika’daki evlerin hemen hepsinde buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi, kurutma makinesi var. Evle birlikte alıp (ya da kiralayıp), evle birlikte satıyorsun bunları. Türkiye’de böyle değil, her şeyi kendin alman lazım. Bu da ayrı bir operasyon. Hangi marka beyaz eşya? Taksitle mi, peşin mi? Yanında elektrik süpürgesi hediye mi? Falan filan…

Ne kadar birikim gerekir? Çok gerekir, çok. Türkiye’deki ev fiyatlarından haberiniz var mı? Bizim oradaki bahçeli, üç katlı, cici bici evimizin parasıyla burada üç oda bir salon bir ara kat belki alınır. O yüzden ev alacağız falan diye düşünüyorsanız bayağı bir birikim gerekir.

Bunların dışında, okul konusu ayrı bir sorun. Amerika’da, yaşadığınız eyalete göre değişmekle birlikte devlet okul-özel okul ayrımı buradaki kadar derin değil. Özel okullara hakikaten çok varlıklı kesim gidiyor genellikle. Bizim, Miami’ye taşınmadan önce yaşadığımız Baltimore (daha doğrusu Columbia) şehrindeki okullar, ülke genelindeki sıralamada ilk dörde giriyordu bir zamanlar. Dolayısıyla orada yaşasaydık hala, özel okul mu, devlet okulu mu diye bir ikilemimiz olmayacaktı.

Yukarıda dönerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmaya çalıştım. Dönmeli mi, dönmemeli mi? Yeni Türkü’nün deyişiyle dönmek artık mümkün mü sorusu kişiye, ne kadar zamandır yurtdışında olduğuna, hangi şehre, ne şartlarla döneceğine göre değişir.

Elbette Amerika’da yaşam standardı daha yüksek. Düzen öyle kurulmuş. Altyapı sorunu denen bir şey yok. Hayat düzenli. Toplu taşıma araçları bile klimalı. Ter kokusu denilen bir şey yok.

Türkiye’de hayat karmakarışık. Çoğu zaman kelle koltukta. Hayat, hele de İstanbul’da çok pahalı. Ter kokusu yüzünden toplu taşıma araçlarına binmek işkence oluyor bazen.

Doğru karar verip vermediğini dönmeden bilemiyor insan.

Gerçi döndükten sonra da bilemiyor ya, neyse…

Hande Aral Özen
12 Ocak 2011, 02:09
Sanırım keşmekeşliğini özlüyoruz memleketimizin… Ben de pişman mıyım diye soruyorum kendime ama hiçbir zaman bu sorunun cevabını tam olarak veremiyorum.
Ama “gideceğim buralardan, yeter artık. insan gibi yaşayacağım ” diye elin yurdunda nirvanaya ulaşacaklarını sananlara anlatacak iki çift lafının olması da iyi oluyor. 

Zeynep
26 Eylül 2011, 19:55
Ahhh ah Turkiyem!
11 senedir Amerikadayim.. amerikaliyla evliyim.. 2 kizim turkce konustugum zaman konusma diye bana kiziyor… Ben kendimden ozumden bu kadar mi vaz gectim? kizim bana mommy diyor.. seni seviyorum demiyor.. I LOVE YOU.. Ne kaar basit ama dusununce ne kadar icime batan birsey bu..

Bizde donu karari aldik.. 2 senemis var.. Esim Denizci.. Turkce bilmeden turkiyede nasil bi is yapar.. is bulunur mu.. Ozlemim yuzunden cocuklarimi sonu bilinmeyen bir maceraya mi atiyorum??? ama ne olursa olsun! Geri donus vakti geldi… Kendi ruh sagligim icin donmek zorundayim… Ozlem baska hic birseye bencezemeyen bir duygu… evet garajli bir evim, bahceli bir evim olmayacak… kizim sokakta bisiklete binemeyecek.. bu artilar ve eksiler yazilirda yazilir…

Hepinizin dedigi gibi eminim ki pisman oldugum vakitler olacak.. ama bunun tam anlamiyla pismanlik olcagini hic sanmiyorum… kisiye, duruma, maddi imkana gore degisir bu turkiyeye donus konusu.. buyuk kizim suan 6 yasinda ya simdi donucem yada temelli kalicam.. bir yasi gectikten sonra cok daha zor olacagina inaniyorum..

ben sizlerin dedigi gibi new york’ta falan yasamadim burda.. Turkiyede gayet guzel bir hatayim, kolejlerde okurken, mercedes arabalara binerken geldim bir koye.. bes kurussuz kaldim.. korkunc semtlerde yasadim.. ben amerikanin fakir halini gordum ve yasadim.. senelerce garsonluk yaptim.. peki niye?? neden?? bunun cevabini hala bilmiyorum.. yaptik bir hata.. bir gurur.. kendi basimin caresine bakanilirim.. al sana baktim iste.. evet baktim.. bir duzen bir hayat kurdum.. ama hic bir zaman turkiyedeki seviyeme ulasamadim. insan turkiyede daha bir cesur oluyor.. hadi is kuralim dersin ve kurarsin oyle yada boyle.. o riski alirsin.. burda risk almaktan korkuyor insan.. neden.. bilmiyorum belkide guvenecek bir ailen esin dostun olmadigi icindir.. yalniz oldugun icindir.. neyse uzun lafin kisasi.. turkiye’ye oyle bir donulur ki.. hemde yuzerek… Amerika parlak kocaman kirmizi bir elma gibi.. ama ici kurtlarla dolu curumus bir elma..
.

AYSE
12 Ocak 2011, 02:44
bizde de ayni dert donsek mi donmesek mi Londra mi Istanbul mu ????? soru isaretlerini sonsuza kadar uzatabilirim

Gokce
12 Ocak 2011, 02:52
Biz de donmeyi dusunenlerdeniz. Universiteden sonra uzunca bir zaman Istanbul’da calistiktan sonra Miami’ye geldim. Simdi esimle birlikte seneye tasinmayi dusunuyoruz. Ben Istanbul’da yasamin tum zorluklarini bizzat yasadigim gibi buradaki yasami da goruyorum simdi ve tespitlerinize tamamen katiliyorum. Bizim donme sebebimiz ailelerimizle birlikte olalim, coluk cocuk anneanne, babaanne, dedelerle buyusunler diye. Ekonomik kolayliklar, ev, araba, benzin, gida, kiyafet vs fiyat ucurumu, Istanbuldaki duzensizlik durumlari bizi de cok dusunduruyor. Iyi ve kotu taraflari var tabi Turkiye’ye geri donmenin. Bunlari bilerek donmek ve hazirlikli olmak gerekiyor su noktada. Biraz tercih meselesi sanirim. Bakalim bizi neler bekliyor olacak!

emel
12 Ocak 2011, 02:55
Ben de zaman zaman dusunuyorum geri donsem mi diye ama esimin Amerikali olmasi herseyi zorlastiriyor maalesef.

ajda
12 Ocak 2011, 03:09
Amerika dan Turkiye ye donulur mu, evet mecbur kaldiysaniz tabii ki donulur. Ne gibi mecburiyet derseniz sadece is ya da saglik diyebilirim keza 4 sene New York da yasadiktan sonra esime yapilan bir is teklifi dolayisiyla Istanbula kesin donus yapmis bir aileyiz. Mecburi baska bir sebebiniz yoksa ve kurulmus (oturmus) bir duzeniniz varsa ve sabit de bir geliriniz varsa Amerikadan , bence, donulmez.
Her ne kadar Istanbul son yillarda inanilmaz bir gelisim gosterse de, yasam standardi olarak NY (hadi Amerika diyelim) ve Istanbul un (Turkiye diyelim) karsilastirilamaz oldugunu dusunuyorum. Bu yuzden de Amerika soyle iyi, Turkiye soyle kotu gibi maddeler siralamak sacma geliyor acikcasi.
Bu tarz karsilastirmalar, donmeyi dusunenlerde sadece hayal kirikligi yaratir, blogcu annenin de dedigi gibi ”akli hep orada kalir”.
Eger kesin donus karari verdiyseniz:
Ben blogcu annenin yukarida yazdigi herseye katiliyorum biri haric, o da “getirebildigin her seyi getir” konusu. Sakin herseyi getirmeye kalkmayin cunku hic gerek yok.Ozellikle mobilya falan getirmeye sakin olaki kalkmayin, cunku Istanbul da mobilya fiyatlari hem daha ucuz (isterseniz pahalisi da var tabii) hem daha guzel.Kaldi ki burada istediginiz herseyi kendi zevkinize gore mobilyacilara yaptirabiliyorsunuz. Ev dekorasyonu icin de burada bulabileceginiz o kadar cok ve guzel sey var ki, arastirmaya basladiginizda bunu goreceksiniz. Fiyat olarak da inanin bana amerikaya gore cok daha ucuz.
Peki amerikadan ne getirmeli derseniz, tabii ki elektronik esyalar, ucuz cunku ama sac kurutma mainesi ya da abajurunuzu getirmeye de gerek yok bence. Ama iphone ipad laptop gibi elektronikler mutlaka getirilmeli diye dusunuyorum.
Bebek alisverisi de mutlaka Amerikadan yapilmali cunku bebek e dair hersey (pusetten patik e zibin dan battaniye ye coraptan biberona mama onlugunden mama sandalyesine kadar ne alinabilinirse oradan getirilmeli, cunku hem kalite olarak daha iyiler hem de fiyat olarak cok ucuzlar Turkiye ye gore.
Kucuk bir ayrinti ama butcede buyuk bir etki yapacak baska bir konuda kozmetikler. Biz kadinlarin en bakimsizinin bile ici agzina kadar dolu bir makyaj cantasi, parfumu, nemlendirici el yuz vucut kremleri vardir heralde.Kozmetige duskunluk derecesine gore donus yapacak olan arkadasimiza mutlaka bu tarz urunlerini de uzunca bir sure idare edecek sekilde Amerikadan almasini tavsiye ederim cunku Turkiye de kozmetik inanilmaz pahali.

blogcuanne
12 Ocak 2011, 22:06
Evet, kozmetiği atlamışım. Hala Türkiye’de elimin gitmediği kalemlerden biri.

Hale
12 Ocak 2011, 04:23
Agzina saglik BlogcuAnne, cok guzel yazmissin. Biz 10+ senedir San Francisco civarinda yasiyoruz, birkac seneye de donmeyi dusunuyoruz. Donme kararinin butun eksilerine bir de hem esimin hem benim Bilgisayar Muhendisi olmamiz ve Turkiye’de buradaki is tatminini bulamayacagimiz da ekleniyor. Ancak biliyorum ki donme kararini butun bu parametreleri gozonune alarak aliyoruz, ne bileyim dostlarla “cayi koy geliyorum” muhabbetini ya da cocuklarin akrabalarla buyumesini is tatminine ve/ya daha az stresli bir hayata tercih ediyor oldugumuzun bilincindeyiz. Bir de sanirim “denemezsek icimizde ukte kalacak” hissi var, gidelim, gorelim, gerekiyorsa boyumuzun olcusunu alalim, sonra geri doneriz diye dusunuyoruz.

Dondukten sonra yukaridaki beyanatimi degistirme hakkimi sakli tutuyorum elbette. 

esraozlem
12 Ocak 2011, 17:16
Hale’cim dönün gelin siz, iş tatmini istemediğiniz kadar mevcut TR’da 

zeynep
12 Ocak 2011, 20:20
Donme konusundaki ikilem bu kadar guzel dile dokulemezdi. Hale’nin “denemezsek icimizde ukte kalacak” tabirine de can-i gonulden katiliyorum. 12+ seneden sonra Amerikali esim ve iki oglumla Subat sonu geri donuyoruz (oncelikle 1-2 seneligine olmak uzere). cok karisik hisler icindeyim: mutlu, huzunlu, dokunsan aglayacak bir haldeyim.. Sonra dusunuyorum cok mutsuz olursak, esimin Amerikali olmasi sebebiyle buraya geri donmemiz olasi. Oyleyse niye denenmesin? evet TR’de bircok sey cok sinir bozucu, sosyal ve politik alandakli gelism(me)ler insani uzuyor, hayat yipratici ama… Hale’nin dedigi gibi “cayi koy geliyorum” muhabbetinin yeri de doldurulamaz. Sunu da unutmamak lazim, hayat maddi degil manevi seylerle guzel. iyi bir araba, guzel bir ev tabi ki herkesin dilegi ama onlarin verdigi mutluluk kisacik surede yokoluyor. oysa ki bir arkadas, akraba ile gecirilen bir aksamustu, es dostun evlilik torenlerine katilabilme, dogan cocuklarini yilda 1 kereden fazla gorebilme sansi, cocuklarinizin kuzen ve arkadaslariyla buyumesi…bence donus kararirini verirken bunlari da dusunmek lazim. Amerika’daki hayat duzenli, saygili vs. ama bir o kadar da soguk!

A-H
12 Ocak 2011, 09:30
Sanirim tum gurbetciler icin cok faydali bir yazi olmus bu  sonucta hepimizin kafasinda olan seyler bunlar, donelim mi donmeyelim mi, ne olur nasil olur sorulari inanilmaz yoruyor bizi.
Yasayan birinden boyle ornekler duymak oldukca iyi geldi, tesekkurler paylasim icin 

Ozge
12 Ocak 2011, 12:05
Elif’cigim bekledigim yazi geldi sonunda:) eline diline saglik…Bizim donme durumumuz ise bagli, artik nerde is bulursak oraya gidecegiz…Biz cok buyuk yerlerde yasamadik, acikcasi NY da yasamak istemezdim mesela, pahali cunku…ama senin de dedigin gibi burda belli bir standard var ve ben bu standardi umarim tutturabiliriz diye dusunuyorum…yani donersek…aslinda donmeyi cok istiyorum, yani eninde sonunda donucez, ben burda yaslanmak istemem…onun icin ne kadar cabuk donersek bence o kadar iyi:)) ayy iki ucu ….. degnek aslinda. Bir yandan da donersem aklim burda da kalicak:) burdaki sakinlige de cok alistik tabi, trafik harika, herkes inanilmaz sabirli, bir yere yetisen yok, heryer yemyesil…bebek esyalari, kiyafetler, kozmetikler ucuz…arabalar ucuz…benzin ucuz…oooh:) Bir yandan da memleketim, gideyim faydali olayim durumlari var, aileler inanilmaz baski yapiyorlar (surekli Derin biz goremeden buyudu diyorlar), yiyecekleri cok ozluyoruz, yazin tatil yapmayi ozluyoruz….Benim yorum boyle uzar gider Eif’cim:) artik donersek yasiyacagiz ve gorecegiz diyelim…

Seda C.
12 Ocak 2011, 20:39
Sevgili Özge,

Gidelim faydalı olalım kısmına takılma. Ben gelmeden çok ahkam kesiyordum bu konuda ama dönünce memlekette olanı biteni yakınen görünce memlekete fayda kısmını falan geçiyorsun maalesef. Kendi başını kurtarıyorsan ona şükrediyorsun.

Bir de oradayken sevdiklerini görememekten şikayet ediyorsun ama dönünce özellikle İstanbul’da yaşıyorsan zaten kimsenin kimseye zaman ayıramadığını görüyorsun. Tabi ki benimki sadece kendi tecrübelerim, biz Amerika’da yaşarken Türkiye’deki bazı arkadaşlarımızla daha sık görüşüyorduk, komik ama gerçek…

FİLİZ MORKO&Ccedil
12 Ocak 2011, 13:25
Yıllar önce bir yöneticim vardı elifcim benim, küçükken Hollandaya gitmi,ş orada yüksek uçak mühendisi olmuş, sonra evlenip türkiyeye dönmüştü.. herkes soraradı niye döndünüz diye, bir gün bir rakı sofrasındaydık hiç unutmam, herkes birbirinin sağlığına kadehleri tokuşturunca işte bunun için döndüm ben demişti hiç unutmam… Çok değerli bir insan ve mühendisti..Kulakları çınlasın.. Sonra “kurumsal”lıktan dem vuran şirketimizdeki “üst düzey” ayak oyunları nedeniyle işten çıkartıldı ve bir süre sonra da Hollandaya geri döndüler.. bence büyük kayıptı..

Seda C.
12 Ocak 2011, 20:35
Elifcim,

Yazını bir solukta okudum ve hemen yorum yazıyorum. Ama ben daha defalarca okurum bu yazıyı. Hatta seninle ilk fırsatta bir kahve içelim de dertleşelim karşılıklı. Biz dönerken kafamızda en ufak bir soru işareti yoktu orada çok iyi şartları bırakıp dönmemize rağmen. Sadece maddi şartları veya Amerika’nın genel iyi şartlarını kastetmiyorum. Çok iyi Türk bir bakıcı, etrafta çok yakın eski arkadaşlar gibi olanakları da bıraktık geldik ve gelirken gerçekten bizim için en doğrusunun bu olduğunu düşünüyorduk. Ama geldiğimize pişman değilim çünkü gelmesek bunları anlayamayacaktık. Bu saatten sonra tekrar döner miyiz bilmiyorum ama ben de hala kendimi hiçbiryere ait hissetmiyorum. Aslında ben ikisinden de vazgeçmek istemiyorum. Hani kışları orada yazları burada gibi birşey olamaz mı? Çok mu hayal kuruyorum:) Neyse yarama bastın, aslında söylenecek herşeyi yazmışsın zaten. Benimki sadece dertleşmek. Kahve konusunda ciddiyim.
sevgiler

Ozge
12 Ocak 2011, 22:53
Seda, tavsiyelerin icin sagol…icten ice biliyorum galiba senin dedigin gibi olacagini ama kabul etmek istemiyorum…ve aynen senin gibi dusunuyorum, hatta yazicaktim yazlari turkiyede kislari amerikada gecirsek:)) ne gusel olurdu:))) ha bir de arkadaslarla gorusme olayi da aynen sizin gibi. burda haftaici bile cok rahat bulusuo birseyler yapiliyor, istanbul icin donen arkadaslar da senin dedigin gibi hic kimseyle gorusemiyoruz demislerdi…sanirim nerde olursak olalim olmadigimiz yere ait ozlemlerimiz hiic bitmicek…Sevgiler…

Tugce
12 Ocak 2011, 23:06
Çok açık ve net,tereddütsüz söyleyebilirim ki; ben pişmanım.Bu ülkemi sevmediğimden değil oradaki yaşam şeklinin benim karakterime daha uygun olmasından kaynaklanıyor.

aysegul
12 Ocak 2011, 23:53
Elifcigim seninle daha once de yazismistik bu konuda; tum yil boyunca sicakligin en dusuk 20 derece oldugu yani surekli bahari yasadigimiz Los Angeles’da oturuyorum. Hava super, hep gunesli , insani pozitif yapiyor, insanlar guzel, fiyatlar oraya gore cok ucuz, trafik cok yok-bazen olsa bile pek korna sesi duyamazsin-, herkez birbirine saygili.. liste uzar gider.

Fakat ben oglum dogdugundan beri donmeyi dusunuyorum, onun yanliz buyumesi beni cok uzuyor, burasi gercekten yanlizliklar ulkesi bunu oglum dogunca daha da anladim. Kimse annen gibi sana yardim etmiyor, oglumu kimseye birakamiyoruz,cocuk olunca burda yasam benim icin cokkk zor olmaya basladi malesef:(

emine
13 Ocak 2011, 01:06
guzel vede tarsilir bir konu)amerika newyorktayim .amerikada bolgeler arasinda yasam degisiyor .brooklyn cok kalabalik vede yasam zor.evet cocuk kiyafetleri parfumeri uzu ama burdan turkiyeye gitmekte o derece pahalli.!ioglum iki yasina kadar yine balliyizda iki cocuk anne baba turkiyeye gidip gelmek minumum 7 bin dolar maksimum 10 bin dolar!evet yasam rahat sakin.kimse cocugunun ustunu ort usumesin falan demiyor ama yolda birsey olsa kimse insanin elinden tutupta kaldirmaz!soguk bir memleket..

bana gore turkiyede evi olan bir insan gecim sikintisi cekmez.burda ise kiralar yuksek dandik evler bir oda bir salon 1000 dolarda basliyor onlarda farleri!ev almak 40 yillik bir odeme plani vede bolca faiz.ama turkiyede ev almak bence daha kolay…en azindan yillik vergiler cok komik..burda semt iyi ise yillik 15 bin dolar vergi veren insanlar taniyorum…bence gurbete degmez…dondugumuzdede burayi aramam insaallah!…

Deniz
13 Ocak 2011, 02:57
Ben de ozellikle ikinci cocuk olduktan sonra donmeyi dusunmeye basladim. Buradaki yasam cok sakin, sessiz, ve yalniz. Hadi esimle biz burada okurken alistik boylesi hayata da cocuklar icin cok zor olacak diye dusunmeye basladim.Oglum 3.5 yasinda, kizim da 2 aylik. Annem ve kayinvalidem gelip gidiyorlar, ama kaldiklari sure yetmiyor ne olsa. Benim tek endisem buradaki standartlari Turkiye ye dondugumuzde yakalayamamak.

şevin
14 Ocak 2011, 02:39
türkiyede yaşamanın hiç iyi bir tarafı yok mu ya hu…!

reyhan
25 Ocak 2011, 19:47
esimle turkiye’ye donme konusunda dusunup tasiniyoruz.

abd’nin kotu yanlari:
-abd’de yasadigimiz yer seattle. surekli yagmur yagiyor ve gokyuzu hep gri. bos zamanlarimizda evden cikmaz olduk bu yuzden. arada bir farkli eyaletlere yaptigimiz kisa geziler biraz nefes almamiza yardimci oldu. tabi bu geziler oyle pek de ucuza mal olmuyor ne yazik ki. seattle her yere cok uzak. mecburen insan ucakla gidiyor.
-her nedense green carda basvurali 3-4 sene oldugu halde hala cikmadi. her sene 1-2 kez bizi cagirip parmak izimizi almalarindan bunaldik. hele hele hayvanmisiz gibi asi olmamizi istemeleri bizi cok sinirlendirdi bu surecte.
-burada insanlar cok soguk, sokaklar bombos. aile olarak sosyallesecek pek bir yer yok. zaten hava da kotu olunca insanin hicbir sey yapasi da gelmiyor acikcasi.
-abd’de yasarken hicbir zaman kendimi buraya ait hissedemedim. bir sekilde hep yabanci oldugum hissettirildi, ozellikle de abd’ye girislerimde.
-burada bir ev almak icin mortgage’a girip omur boyu kendimizi adamamiz lazim. boyle kotu iklimi olan bir yerde bile evler son derece pahali.
-acaba doner miyiz diye icimizde hep suphe var geldigimizden beri. esya alirken bile ‘ben bunu turkiye’ye geri goturemem yazik olur’ diye dusunup duruyorum.
-turkiye’ye containerla esya tasimak pahali, turkiye’de sifirdan mobilya vs. almak daha ucuza gelecek hesaplarimiza gore.
-tabi ailelerimizden asiri derecede uzakta olmanin zorluklari da var. acil birsey oldugunda gidivermek mumkun degil.
-turkiye’ye gidis gelislerimiz cok pahaliya patliyor. gitmesek de olmuyor.
-guzel olan mobilyalar, el emegi gerektiren seyler daha pahali.
-kiralar yuksek. 2 oda, 1 salon 1700 dolar. esyalarimizi da zor sigdirdik ustelik.

abd’nin iyi yanlari:
-yasam kalitesi turkiye’ye gore cok daha iyi.
-insanlar medeni (yerine gore degisiyor tabi ama genel olarak boyle)
-elektronik aletler ve benzin ucuz.
-turkiye’de asiri pahali olan giyim markalari burada cok daha ucuz.
-yemekler cesit cesit, ozellikle bunu cok ozlerim gibime geliyor. her cesit mutfak var, alisinca insan turkiye’de neden sadece kebaplara mahkumuz diye soruyor.
-burokrasi yok gibi, sistem oturmus. hersey rayinda.
-sehirler, cevre duzenlemeleri guzel. kaos yok.

….ve turkiye…..
-ait oldugum yer olsa da en son gittigimde biraz yabanci hissettim.
-turkiye’deki o daha onceleri alisik oldugum kaos ortami inanilmaz derecede rahatsiz etti. eskiden sabrimi tasirmayan seylere cok sinirlendigim oldu. turkiye neden boyle deyip durdum.
-benzin cok cok cok cok cok pahali.
-istanbul’un trafigi sinir bozucu.
-istanbul’da kiralar cok yuksek.
cirkin, betonarme binalar her yerde. ucaktan istanbul’a bakinca utandim.
-yine de turkiye daha hareketli, daha sosyal.
-insanlar abd’lilere gore daha sicakkanli.
-gozle gorulur bir kulturel yozlasma var. herseye ozenip de hicbir sey olamiyormusuz gibi sanki.
-insanin ailesiyle ayni ulkede yasamasi guzel birsey.
-turkiye’de tatiller daha fazla.
-akdeniz ve ege’miz var, gunes var, daha ne olsun.
-tarihi seven birisi icin turkiye daha iyi. abd daha cok dogal guzellikleri olan bir yer. ustelik turkiye avrupa’ya daha yakin.
-turkiye’de manzaraya karsi acik yada kapali bir alanda birseyler yiyip icebilir insan. oturulacak yerler, cafeler vardir. abd’de boyle seyler olmuyor ne yazik ki. ayakta bos bos okyanusa bakip eve dondugumuz cok oldu.
-turkiye’de arabalar pahali. evler daha ucuz.
-anadil ile anlasabilmek guzel sey.

blogcuanne
25 Ocak 2011, 20:14
Aynen de böyle… Bir tek mortgage olayına katılmıyorum. Türkiye’de de anandan babandan paran yoksa aynı şekilde borç harç altına girip alabiliyorsun ev. Alabiliyorsan o da…

reyhan
26 Ocak 2011, 03:55
burada sehre uzak, dag basinda 2 katli, bahceli, mustakil evler krizden once 800k dolara gidiyordu. krizden sonra fiyatlar 400-500k’ya dustu. bir evin fiyati 400k bile olsa, turk lirasiyla 600.000’den fazla eder. bu paraya da akdeniz’de, deniz manzarali villa alinabiliyor. hatta yerine gore 2 tane bile alinabilir.
turkiye’ye mortgage sistemi gelmisti sanirim. hala devam ediyor mu ya da akibeti ne oldu bilemiyorum. tabi turkiye’de ev alinacagi zaman elde bir miktar nakit olmasi gerekir. ama mortgage’da da nakit olarak bir kismi odeniyor, sonra gerisi taksitlendiriliyor bildigim kadariyla. herhalde los angeles gibi yerlerde mortgage ile ev sahibi olmak daha anlamlidir. ama seattle’da benzeri bir yatirim yapmak burada kalmayi kesin olarak dusunmedikce anlamsiz.
istanbul’da ise yerine gore bir apartman dairesi bile cok pahali olabiliyor. ama istanbul ile seattle karsilastirilamaz. istanbul ile new york’taki ev fiyatlarini karsilastirmak daha mantikli olur. istanbul’da site ici, mustakil, buyuk bir ev almak kolay kolay mumkun olmaz herhalde, en fazla bir daire alinir.
son durumu bilmiyorum, en son abd’de fiyatlar dusmeye devam ederken turkiye’de artma egilimindeydi.

blogcuanne
26 Ocak 2011, 09:30
Evet, evet. İstanbul’la sadece NY karşılaştırılabilir. Diğer türlü elmalarla armutları konuşmuş oluyoruz.

Amcamlar Mersin’de oturuyorlar. Geçen sene ziyaretlerine gittik. Deniz manzaları evlerinin kirası, İstanbul’daki bırak muadili, orta halli bir evin kirasının üçte biri falandı.

Benim yukarıda söylediklerim İstanbul için geçerli. Diğer şehirler çok farklı.

Gulden
28 Ocak 2011, 22:55
Yaziniz cok tanidik. Ayni ikilemleri biz de yasiyoruz ve soylediklerinize katiliyorum. Ancak Turkiye’nin karmasasindan kacalim derken burada tamam cok duzenli, sakin ama bir o kadar da monoton ve sikici bir hayat yasiyoruz. Ama orasi iyi burasi iyi diye kesin konusmak gercekten mumkun degil. Ikisinin de artilari da var eksileri de. Allah yardimcisi olsun tum kararsizlarin, basta biz.:)
Sormamda sakinca yoksa 20 m3 luk konteyner ucreti ne kadar civarindaydi ve Turkiye’de ekstradan masraf oldu mu esyalari alirken? Bir de zorluk cikardilar mi Turkiye’de?
Tesekkurler

Zeynep
26 Eylül 2011, 20:06
Evet.. Burdan oraya esya goturme benimde kafama takilan bir sey.. bir $5000 butun evi tasirsin gibi birsey soylemisti.. ama ne kadar dogru bilemiycem.. keske oyle olsa, bir koltk takimi fiyatina geliyor.. ama hic sanmiyorum ve bence kesinlikle degmez… bu sorunun cevabini bende cok merak ediyorum…

blogcuanne
27 Eylül 2011, 13:49
Ücretini inanın hatırlamıyorum, tanıdık bir şirketti sanırım. Ancak Türkiye’de eşyaları alırken hiç zorluk yaşamadık. Tam tersi, bize en az bir buçuk ayda gelir demelerine rağmen 3 hafta sonra eşyalar elimizdeydi.

Kaan
23 Şubat 2011, 10:12
1- 10 yildir NY’deyim. Calistigim isin parasi iyi ama vasifsiz is. Saygi yok, sevgi hic yok. Burada issizlik artti, kapida bir suru amerikali ise basvuru formu dolduruyor. eminim su anki isimi kaybetsem ayni maasla baska is bulamam.
2- Burada ev almak delilik (25-30 yil payment)
3- Burada emeklilik hayal (en erken 62, ayda 800 dolar maas)
4- Hersey gorunmez bir sekilde pahalaniyor.
a) mcdonalds 5 yil once 4.50 menu, su anda 8.20
b) ev kirasi 10 yil once 400 su an 1200)
c) cell phone 5 yil once 29.99 su an 69.99 less minute
d) Gas 9 yil once 99 cent, su anda 3.49
e) cable 5 yil once 29 dolar su anda 99
f) Haftalik market harcamasi 5 yil once 80 dolar su an 180 ila 220 dolar

Amerika cazibesini yitiriyor hem bugun icin hem de gelecek guvencesi olarak.
Buraya kadar olan bolumde karsit gorusu olan varsa sebebini bilmek isterim.

II. BOLUM
Turkiyedeydim 5 ay once.

Turkiye’ye gidecekseniz,

Eger master’in varsa
eger ingilizce superse
eger para az kazanirim az harcarim’i kabul ediyorsan
insanlarin “amerikadan gelmis! salakmisin sen” laflarini kabulleneceksen
ABD vatandasiysan (ekonomik olarak zor durumda kalirsan) geri donebileceksen.
Turkiye ye git
Para olarak fazla birsey bekleme
Insanlar daha sicak elbette ama kiskanclik cekememezlik had safhada. Bazilari seni yiyecek gibi bakiyor. Abartmayayim sadece “bazilari”. cogunun umrunda degilsin.
Trafik berbattan da ote
Evler apartman mustakil degil, agac hemen hemen yok.
kabadayilik, sen kimsin lan, ceteler, mafya bunlardan uzak bir yerde ve bir iste calisacaksan.
9 dolara yakin benzin parasi oderim diyorsan…

Turkiye Amerika’dan elbette daha guzel.

blogcuanne
23 Şubat 2011, 10:43
Çoğuna katılıyorum.

Ama standart olarak Amerika’da (New York değil, daha küçük şehirler) yaşamanın daha kolay olduğunu düşünüyorum.

Orada, evet, 25-30 yıl sonunda ev sahibi oluyorsunuz. Ama Türkiye’de de böyle. O da imkanınız varsa. İmkanınız yoksa, aileden kalan ev de yoksa o da olmuyor. Tabii ben İstanbul’u söylüyorum.

Nesli
28 Eylül 2011, 06:38
cok guzel anlatmissin ama bunlarin hepsi bizde yoksa donmeyelim mi tr ye?

Deniz
26 Nisan 2011, 12:01
Merhabalar,
Ben sizin esya tasima deneyiminiz ile ilgili bir soru sormak istiyorum, ben NYC’den 1 odali evimdeki esyalari tasimak istiyorum, bir container dolmaz, ama bana cok farkli fiyatlar verdiler. Tek basina kadinim, Turk firmalara nedense guvenemedim. Sizin deneyiminizi anlatirsaniz sevinirim, hangi firma ile tasindiniz? Ne kadar maloldu? Cok tesekkurler.

Halide E. Eser
06 Mayıs 2011, 10:56
Yukarida yazilan tum durumlar ozellikle geri donup donmeme kararsizligina dusen herkes icin ayni. Biz de esimle 11 yil once NY’a geldik. 2 kizimiz oldu. Donem donem kalsak mi? gitsek mi? dedik. Cogu arkadasimiz aman vatandas olun gidin, Turkiye’nin ne olacagi belli degil, ABD’ye geri donersiniz dediler. Tabi ki boyle konusmalardan etkilenmemek mumkun degil. Zaman inanilmaz geciyor, cocuklarin buyumesi ayri bir sorun oluyor. Turkce konusabiliyorlar ama herseyi anlayamiyorlar. Onlara ancak yari ingilizce yari turkce acikladiktan sonra ohh diyorlar.(yani anliyorlar) Sonra diger soylenilenleden biri de belli birikim yapin, kardesim birikim zamanla ve de iyi kazancla olur. Gelirin giderlerine denk geliyorsa artirdigin ile de yol parasi edip Turkiye’ye aileni gormeye gidiyorsun. Su ana kadar bankada bu kadar paramiz oldu diyemedik. Hani 60′ li yillarinda Avrupa’ya goc eden nesil yemezdi, icmezdi, disinden tirnagindan artirirdi. Simdi nesil de degisti. Hepimiz gencligimizin tadini cikarmak istiyoruz. Cok har vurmuyoruz ama annelerimize de hic benzemiyoruz.

Gecen yaz Turkiye’deydim. Insanlar daha mi tahammulsuz olmuslar ne, daha kaba, saldirgan, suratlari asik bunlarda karar vermemizde etken oluyorlar.

Taksiye bindim, benim taksici onundeki arabaya kornayi basti. Neymis yesilde yayaya yol veriyormus. Durdu bizim arabaya dogru, sinirli sinirli kabaca neye basiyon lan, gormuyon mu? adamimi ezeyim? Bizim taksici biraz tirsti, iyikide tirsti yoksa olacaklari dusunemiyordum.Burada yasamamiz bazi davranislarimizi, bakis acimizi da degistirdi. Onceden vardi da bizde orada yasiadigimiz icin anlamiyor muyduk? diye kendime soruyorumda.

Kesinlikle buna inaniyorum en kotu karar kararsizliktan daha iyi. Once karar vermek ve uzerine gitmek lazim. Dunya’nin en iyi ulkelerinden biri olan Abd ile Turkiye’yi karsilastirmak bizim ne istedigimizden uzaklastiracak. Maddi ki( cok onemli) ve manevi (ailelerimizin yakininda olmak) Turkiye’de yasamaya katlanmak gerekecek. Oncelikle ne istiyoruz. Ben donersem Istanbul’a gidicez, cunku is deyince akla gelen ilk sehir. Belki Tuzla, silivri, Gebze taraflarinda is bulursak oralardan evi tutucaz. Istanbul’un yogun yasamina az da olsa disaridan bakicaz. Hani nerede ailelerimiz, herkes kendi isinde gucunde olacak. Bayramlarda, somestir tatillerinde millet evinden kacicak.Biraz onlar icin gidiyoruz ama onlari bulabilirsen. Esimle tartismayacagimiz ne malum. Yok Kurban’i annemlerde keselim, ben diyicem gecen bayram sizdeydik yani kavga cikaracagimiz konu mu yok. Turkiye degisiyor, ayni degil. Hayat benim ve ailemin hayati. Kardes karilariyla aran iyi

ise gitme gelme yogun olur. Ana- baba da yaslaniyor, hastaliklari, dertleri artiyor. Sevgili Blog’cular hicbirsey kolay degil. Ben de biraz farkli acidan baktim duruma. Sizler gibi bizde cok seyi dusunuyoruz, halbu ki buraya geldigimizde bu kadar dusunmemistik. Su anda dusunmemizin sebebi attan inip essege binmek istemeyisimizdir. BEN cogu zaman isin icinden cikamadigimda durumu Allaha Havale ediyorum.Allah Hayirlisini versin diyorum yoksa kafalar cok karisik. Hepinize tesekkur ediyorum.Yeniden gorusmek dilegiyle

Nilgun Ozturk
17 Haziran 2011, 06:36
Yaaa yazilanlari cok ciddiye alarak okudum. Hepinize ictenlikle tesekkur ediyorum, verdiginiz bilgiler icin. Aslinda ogluma okul ariyordum-ki bu blogu buldum. Acikcasi biz temmuzun ilk haftasi donuyoruz. esim burda universitede hoca. simdi Turkiyede ozel universiteye gidiyor. esyalarimizi konteynirla gonderdik. sizlerinde soyledigi gibi elektironikler, kozmetik,giyim,oyuncak vs.(tv dahil) kendi evimiz vardi ama satamadik. Cok sukur biraz birikimle donecegiz. Benim icin en onemli sey cocuklarim. Buyuk oglum 2.sinifi bitirdi. orda okul bakacagim ama hicbirsey bilmiyorum. ozele gondermek istemiyorum. Oglum burda okulda cok zeki. belki burs icin sinava sokariz ama… 10 yildir Turkiyeye gitmiyorduk cocuklarin turkcesi cok kotu. diger oglum 3 yasinda. onu dert etmiyorum ama buyuk oglumu ne yapacagim bilmiyorum. bilgisi olan arkadaslar yazabilirmi acaba? Amerikada dogan cocuklarin gittigi bir okul varmis itanbulda tamamen ingilizce egitim veren. dun duydum bir arkadastan. sizler hic duydunuzmu, biliyormusunuz? lutfen bana yazarmisiniz?
Simdiden cok tesekkur ederim.
Nilgun

blogcuanne
17 Haziran 2011, 09:48
İstanbul’dan bahsediyorsanız, burada yabancı uyruklu çocuklara yönelik birkaç okul var. British International School (Zekeriyaköy) bunlardan biri. MEF de (Ulus’ta) bildiğim kadarıyla farklı bir müfredat izliyor.

Çocuklarınızın Türkçesi çok iyi değilse -ve imkanınız varsa- özel okul onlar için daha kolay bir geçiş süreci sağlayabilir.

Zeynep
26 Eylül 2011, 20:17
Bende ayni sekilde okul aramak icin girdim nete ve burayi buldum.:) bende ayni durumdayim ve ankarada ariyorum okul.. bir fikir?

Zeynep
29 Eylül 2011, 17:29
Bu arada ankrada okul buldum ben… google a marshall ilm okul diye yaz cikiyor.. balgat’ta..

amirah
24 Haziran 2011, 17:14
ben su anda amerikada yasiyorum ve tr’ye donmeyi planliyorum. Fakat esyalarimi en uygun nasil getirebilirim bilmiyorum. guvendiginiz uygun fiyatli sirketler var mi?

Zeynep
29 Eylül 2011, 17:28
Amirah.. biraz once searc ediyordum.. amerikada yasayan turklerin sayfasinda bir ilan var.. new york baskonsoloslugundan verilmis bir ilan.. 24 aydan fazla kaldiysan amerikada ve turkiyede 6 aydan fazla kalmadiysan bu sure icinde, esyalarini bedaya turkiyeye tasiyabiliyorsun.. bazi kagit islemleri var.. temelli tasindigini ispat etmen gerekiyor falan filan.. hatta ve hatta amerikan vatandasi degil isen, araba dahi goturebiliyorsun.. bir bak derim/…

Nesli
18 Ağustos 2011, 14:24
blogu ve yorumlari okumak cok iyi geldi bana tesekkurler Ben cok kucuk yastan beri amerikada yasiyorum yani 20 yil olucak bu sene ama 6 ay sonra turkiyeye geri donmeliyim ve soyle birsey var ben bazilari gibi sansli degilim ki donim cok mutsuz olursam geri gelirim demek icin gelemem kolay kolay 🙁 Ailem burda kaliyor ama ben orda nisanlimin yanina gidicem evlenip duzen kurmaya calisicagim tabiki bir suru akrabam var orda zaten en cok sosyal acidan seviyorum istanbulu ama anne babam burda olucak ve ben her zaman eksik hissedicem kendimi biliyorum burdakyen esim olucak adami ozluyorum ve ondan daha iyisi benim icin olamaz biliyorum ama ordaykende bu icine buyudugum rahat hayat duzeni ozelikle ulasim (yokuslar beni cok yoruyor 🙁 ve sokak kopekleri beni sinirlandiriyor (fobim varda) neyse mecburen donucegim ve oraya geldiigimde sizlerle gorusmek isterim isteyen bana yazsin emailim nesli3837 H o t m a i i

Zeynep
26 Eylül 2011, 20:19
Nesli.. sen benim yaptigimin tam tersini yapiyorsun.. ailemi orda birakip amerikaya geldim.. ve tek donus sebebim onlar.. sen aileni burda birakip gidiyorsun.. ve eminim ki geri donuceksin… Kolay gelsin ve sana iyi sanlar..

Nesli
28 Eylül 2011, 06:42
Ama haa deyince donemicegim ki (uzun yillar surer) korkuyorum ya yapamasam orda cunku 20 yildir burdayim orasi bana zor gelicek diye korkuyorum. Napmaliyim sizce? sen nerdesin tr mi amerikada mi? emailin nedir?

Zeynep
29 Eylül 2011, 17:24
ben suan maerikadayim ve turkiyeye donuyorum 2 sene sonra…
Sana sunu bunu yap diyemem cunku herkese, her kesite gore farkli.. maddi durumun cok onemli… turkiyede paran varsa cennette yasar gibi yasarsin ama yoksa iste o zaman donme derim sana… Amerikada paran var yada yok, hayat sarti olarak cok bir fark yok arada ama turkiyede ucurumlar var…

Kaan
29 Eylül 2011, 03:11
Donmek de kalmak da zor
ama ABD de kalmanin uzun vadede yarardan cok zarar getirecegi inancindayim, ekonomi hic iyiye gitmiyor, daha once yazdigim gibi ‘gorunmez’ bir pahalilik artarak devam ediyor. 2 cocuklu bir aile burada sadece erkek calisiyorsa inanin para biriktiremez.
Geciniyoruz gidiyoruz boyle diyenler olabilir. O Turkiye de de oluyor bir sekilde. Para birikmedikten sonra burada durmanin bir manasi yok. 10 yil oldu, eskiden para birikiyordu ama simdi birikmiyor. Aldigim para ayni kaldi, harcadigim para double oldu. Paychecklerim burda yanimda 7 yil once ayni haftaligi aliyormusum.
Bazilari icin durum daha iyi olabilir, ama cevremdeki ailelerin durumu kesinlikle iyilesmiyor.
Ne diye bu kadar zorluyacagim ki

Turkiyeyi sormayin, bir corba, eger cok irdelersen ne olacak orda diye hic bir zaman donemezsin cunku ne oldugu belli degil.

1 sene planladim, plan su anda rayinda gidiyor. 1 sene sonra aksilik olmazsa Adios Amigos.

Emel
29 Ekim 2011, 05:50
Amerika’dan Istanbul’a donen arkadaslar; kozmetikler ve elektronik esya (laptop, ipod vs.disinda) mutfakta kullanilan elektrikli esyalar (blender, stand mixer vs.) goturebilirmiyiz. Ayrica araba da goturmek istiyorum. Detayli bilgisi olan arkadaslar varsa lutfen bilgi verebilirmisiniz.

ismail
12 Kasım 2011, 05:50
amerikadn donen arkadaslar 20 metrekup dediginiz konteynirlarin turkiyeye tasima ucreti ne kadar bildirirmisiniz tesekkurler

Noma
16 Kasım 2011, 21:51
Ben Kanada’da yasiyorum, 11 yildir. Kanada’dan Turkiye’ye ev nakliyesi meselesini arastirirken blogunuzla karsilastim ve kendimi yorumlari da okurken bulduktan sonra ben de birseyler karalamak istedim.

Kanada’ya 11 yil once ogrenim icin geldim. Master’imi tamamladiktan sonra cok guzel bir isim oldu. 5 yil once de Istanbul’dan evlendim ve esimle birlikte Kanada’da yasamaya devam ettik. Her ikimiz de Kanada vatandasiyiz. Kizimiz oldu. Borcu olmayan cok guzel ve genis bir evimiz de var. Simdilerde biz de donus icin hareketlenmeye basladik.

Ekonomik veya sosyal olarak herhangi bir sikintimiz yok. Burada ki Turk toplumunda da cok guzel ve nezih bir cevremiz var. Ama bizim icin en buyuk tehlikelerden bazilari, cocugumuzun, kulturumuzden atalarindan akrabalarindan uzakta Kuzey Amerika kulturu ile buyumesi. Yukarida bir hanimefendi cocuklarinin kendisiyle Ingilizce’den baska dille konusamadigini soylemis. Ben iste bunlari yasamaktan korkuyorum. Bunun boyle olmasi temelde elbette ki ebeveynlerin hatalari. Ornegin, cocuk Ingilizce ogrensin, aaa ne guzel ogreniyor, diye bos bir sevinc icine girmelerinden dolayi. O cocuklar, siz istemeseniz de aksansiz bir sekilde konusacaklardir. Ama farkinda olmadiginiz nokta, o cocuklar ana dillerini konusamadigi andan itibaren, sizinle bir kopukluk ve dolayisiyla kulturunuzle de iletisimsizlik icinde olacaklardir. Bir noktadan sonra ise, geri donmek isteseniz bile onlar bunu istemeyeceklerdir.

Turkiye’nin buralara alistiktan sonra cok buyuk sikintilarinin olacagi asikar. Fakat burada kaybetme ihtimali olan degerlerim benim icin uc bes ter kokusu cekmek, uc bes kendini bilmezle ugrasmaktan daha onemsiz degil.

Ben aileme saygi ve sevgi ile buyudum ve halen o duygularla yasiyorum. Bunu cocugumdan mahrum etme hakkini kendimde gormuyorum. Cocugum da ayni degerleri aldiktan sonra dilerse tekrar Kanada’ya doner veya birlikte bir sureligine doneriz diye dusunuyoruz.

blogcuanne
17 Kasım 2011, 14:39
Güzel yazmışsınız. Biz iş sebebiyle planladığımızdan daha erken döndük, ama uzun vadede dönmeyi istememizin sebepleri bunlardı. Hoş, alışması beklediğimizden daha zor oldu, nitekim üç-beş münferit olayla kalmıyor buradaki terslikler.

Sanırım önemli olan olduğun yerde mutlu olmayı becerebilmek.

Mahmut
04 Aralık 2011, 00:08
Turkiyeye nasil donerim arastirmasi yaparken tesadufen bu sayfayi buldum.Bir solukta okudum yazilanlarin hepsi, hepimizin ortak sorunu.13 yildir amerikada ailemle yasiyorum, cifte vatandasiz.Kizim ilk okul 4’u burada okudu,oglum 1nci siniftan basladi.Ne yazikki simdi kendi aralarinda ingilizce konusuyorlar, cok karsi ciktim olmadi, boyle kendilerini daha iyi ifade ediyorlarmis.Cok aci..Keske green card cocuklarim Turkiyede orta okul donemlerinde ciksaydi.Hic olmassa temel kultur ve aile baglarini kazanmis olurlardi. Arzu ettigim terbiyeyi veremedim diye dusunuyorum cunku hic gormuyorum. Yanlislarini dogrultacak yakinlarimiz olmadigi icn cevremizde, hep kendilerinin dogru olduklarina inaniyorlar.Sosyal ve ekonomik bir sorunumuz olmamasina ragmen yanlizlik sohbet edecek insan bulamama en buyuk sorun.

blogcuanne
04 Aralık 2011, 19:56
Geri dönüşü GEREKTİREN sebepler olunca (iş gibi) karar vermek kolaylaşıyor. Onlar olmazsa karar vermek, dönmek çok zor.

Siz çocuklarınızı istediğiniz gibi yetiştiremediğinizi düşünseniz de, bu bilinçte olan bir babanın çocukları eminim ki temeli alıyorlardır. Ergenliğin verdiği olumsuzluklar sizi tabloyu olduğundan daha karamsar gösteriyor olabilir mi acaba?

Neslihan
06 Şubat 2012, 04:54
Merhaba, bende 7 sene sonra Kanada’dan donmeye karar verdim…Turkiye’nin sicakligini, Akdeniz kanini, yazin 3-4 gunlugune Bodrum’a kacabiliyo olmayi:) Sende duydun mu bilmiyorum ama Inuit’ler bu cografya icin “ruh parcalayan” gibi bir soz soylemis..Benim de ruhum ikiye ayrildi resmen, ailemi, arkadaslarimi ve neseli hayatimi ozledigim icin donus karari aldi, burasi cok gri…

Ayse Nur
13 Ocak 2012, 01:52
Merhaba,

Simdilik zamani tam olarak belli olmasada bizde kesin donus yapacaklar tayfasindaniz.Benim merakim tam bir fiyat veremeseniz bile en azindan yaklasik olarak aklinizda kalan bir fiyat soylerseniz en azindan fikir sahibi olmus olurum cunku fiyatlar hakkinda hic bilgim yok.Ben nasilsa goturemeyecegim diye hic bir sey almamistim ama yazinizi okuyunca demek ki olabiliyormus diyerek sevindim acikcasi.Eger sizin icin bir sakincasi yoksa belirtirseniz cok mutlu olurum.

Ali-istanbul
16 Ocak 2012, 20:52
Hanımlar merhaba,

ben de bu siteyi internette koyneyner araması yaparken buldum.. ben Ankarada doğdum, üniversiteleri istanbulda okudum ve 24 yıldır istanbuldayım.. Sizin yazdıklarınızın hepsini yaşamış gibi hissediyorum, zaman zaman aynı şeyleri bende istanbul için düşünüyorum. Ama benim ki iç göç olucak ama bir türlü olmuyor. yurtdışında yaşama ma rağmen 1990 dan beri 30 ülke ve 150 den fazla şehir- bazılarına 5-6 defa gittim; Paris,Amsterdam,Atina,Roma,Düsseldorf gibi- görmüş olduğum için yarı istanbul yarı yurtdışı yaşamım oldu. Üstelik ben tek bir ülkenin kültürünü tanımadım,Avrupada bir kaç ülke ve 4-5 arap ülkeside gördüm. Yani diyeceğim, hepsini toplayıp iyi bir analiz yapabilirim. 2003 yılında bir konferas için MISIR dayken, bir sonuç yazısı yazmamı istemişlerdi.Toplantıda 3 AB ülkesi,3 arap ülkesi ve TR vardı. Avrupalılar TR avrupada değildir, Araplar ise TR müslüman değildir diye cümlelerine başlıyorlardı. .. Bayağı uzun bir yazının sonunda sonuç parağrafı şöyleydi “Türkye ile Avrupa arasındaki fark istanbul boğazının genişliği kadardır, Türkiye ile Arap(Müslüman) ülkeler arasındaki fark Akdenizin genişliği kadardır.. Beğensenizde beğenmeseniz de biz Hem Avrupadayız hemde müslümanız. Bizim birden çok kimliğimiz var. Bu kimlikler bile başlı başına bir toplantı konusudur”. herkes yüzünü buruşturdu ama cevap veren olmadı.

bu hikayeyi niye anlattım derseniz, yurtdışına çıkarken hep heyecanlanırım ama 10. günün sonunda sıkılmaya başlarım, evet ülkemin bir çok sorunu var, trafik, eğitim, sağlık, adalet. bunlar çözülecek ve hepsi zaman,para ve emek isteyen zor işler.. Evet, Amerikada herşey çok ucuz, bizim dolar basan matbaamız yok ki parayı basıp herşeyi alalım. herşeyi çalışıp üretmek ve yüksek vergi vermek zorundayız. bu dünya çok hizla değişiyor, TR 1990 öncesinde GSMH nın %25 ini orduya harcıyordu ne için ? AB (Avrupa) korumak için, dünya çok değişti, sömürgeler birer birer masaya gelip pastadan paylarını almaya başladılar, önümüzdeki yıllar ham AB hemde ABD için çok daha zor geçecek.. Şu an bizde olduğu gibi ücretler daha az mallar ise daha fazla değer artışına sahip olacak. satın alma gücü düşen bir dolarla Amerikada yaşayanlar bu günleri arayacak. evet, bizde sıkıntı yaşayacağız ama ABD ve AB kadar derin ve acıtıcı olmayacak.. AB eski sömürgelerini kaybetti geleneksel pazarlarını kaybetti, ABD ise doların tedavülden kaldırılmasına bid türlü engel olamıyor. Iran ve Venezuella petrolü € ile satıyor, Çin ve Japonya aralarındaki ticarette $ kullunmayı bırakmak için antlaşma imzaladılar, keza TR-Rusya ve İran da aralarındaki ticarette $ kullanmıyorlar.. Şu anda ABD üzerinde bulunan dolar dünya üzerinde serbest olarak dolaşan paranın 1/7 si. Eğer $ lar ABD ye dönecek olursa ve karşılığında bir şey istenirse ABD altın mı? € mu? Ruble mi? yoksa Yuan mı? verecek.. bunlar olmayacağına ğöre şu anda dünyadaki bir çok ülke bu yumuşak geçiş nasıl daha az sancılı olur diye kafa yoruyor.. Yani Amerikada önümüzdeki yıllarda işler hiçte iyi gitmeyecek..

bunları neden mi anlatıyorum? ileriki yıllarda benzer sıkıntıları bütün toplumlar yaşayacak. bizim sorunumuz 12 yıllık bir okulu 4 yılda yaşamak zorunda olmamız. biz Tr de herşeyi çok hızlı yaşıyoruz, ve aynı hızda da çözüm bulmak zorundayız. AB herhangi bir kurumu kapatmak yada ortadan kaldırmak için 5-10 yıllık geçiş süreleri tanır. bizim bu kadar zamanımız ve paramız , biz herşeyi hemen hem de hemen yapmak durumundayız. 1925-1938 arası sanayileştik, 1980 den sonra gerçek amlamda ihracata başladık, daha yeni yeni sesimiz duyulur oldu. Çok zaman, Çok para, Çok emek ve en önemlisi ÇOK İNSAN kaybettik.. Darbeler, muhtıralar, sağ -sol çatışması, Terör.. Türkiye şu anda en fazla iç göçün yaşandığı ülkelerden biri, sokakta yaşadığımız sorunların temelinde de bu var. sokaktaki adam eğitimi kaçırmış, mesleği yok, düşük maaş alıyor, Tvler onu lüks tüketime zorluyor ve bunları yakalamak için sokakta sürekli stres halinde.. ve bunun ne yazık ki kısa vadeli çözümü yok, sizler dünyayı sömürerek sorunlarının bir çoğunu çözmüş olan bir ülkeye gittiniz, şimdi ise son 30 yılda sanayileşen bir ülkeye geri dönüyorsunuz. Aradaki farklar bundan kaynaklanıyor, ABD dahil Batı bu noktaya gelebilmek için milyonlarca evladını feda etmek zorunda kaldi, çok şükür biz bunları yaşamadık. ve hala insana değer verebiliyoruz ve insan hala önemli..

TR ye gelirken istanbul dışında bir yerlerde yaşayabilirseniz, hayatınız ABD ye bir nebze olsun benzer. Okul, trafik, kiralar,mutfak masrafı vb.. Ama istanbul için aynı durum söz konusu değil. Almanyada her 60-75 aralığında bir büyük şehir var, küçük şehirler ise 20 km arayla sıralanmış durumda, ama istanbul doğu-batı ekseninde 100 km, kuzey-güney ise 40 km..

Arkadaşlar, kalmakta zor göçmekte.. yaşlılığınızda paralı ama yalnız mı kalmak istiyorsunuz( ABD) az paralı ama anavatanınızda dostlar arasında mı olmak istiyorsunuz. Tabii en önemlisi çocuklar.. En önemli konuyu yazamadan yoruldum. Mesajlarınızdan okuduğm kadarıyla bir çoğunuzun tek çocuğu var. Bir çocuk için hayatta en değerli şey Anne-babadan sonra bir kardeş, lütfen onları bu çok değerli hazineden mahrum etmeyin.

çok uzun yazdım, yoruldum, tükçe hatalarım için şimdiden özür dilerim.. hepiniz, sevgiyle kalın..

ALP
12 Şubat 2012, 05:30
Ben Alp, 43 yaşındayım. Merak ediyorum,açın hurriyet.com.tr adresini oradan bakın haberlere ülkenizde neler oluyor.Okuma yazma bilmiyorsanız ,bana yazın size mp3 doldurup göndereyim.Hepiniz aklı başında kadınlarsınız,aklı başında insanlarsınız.Dil biliyor,ülkeler görmüş,tecrübe etmiş annelersiniz.Bugün ülkemizde özel anaokulları olmuş 30 bin lira , din odaklı cemaat okulları olmuş 20 bin dolar ,kalkmış hala buradaki arabesk yapıyı özledik diye yırtınıyorsunuz.Bence sizin gibi insanların bu göçü hiç yapmamış olması gerekiyordu.Çünkü sizler zamanında Amerika diye koşarak gittiğiniz huzur yuvasında oranın sakinliğine her türlü kulbu bulabilecek kadar huzursuz bir yapıya sahipsiniz.
Evinde anne yerine mommy diye konuşan çocuğun annesi sözüm sana: Bu süreçte eğer yandığın üzüldüğün konu buysa buradaki tek suçlu sensin ,Amerikalı,Amerika değil.
İstanbul’da da Zeki Müren Türkçesi ile “sabah şeriflerin hayırlı olsun valideceğim” diyen bir evlat yetiştirmiyoruz burada.Geç onları 2012 dünyasında çocuk nasıl rahat ediyorsa bırak sen de öyle yanıt ver.Biraz global evrensel bir anne olmayı dene,çocuğunun huzuru için.burada konuşacağı türkçede kısıtlı merak etme ,şu andaki neslin tamamı kırık türkçe ile saçma sapan kısaltmalar ile resmen o suratına bakmakta korktuğunuz mafyavari hareketlerle yaşıyorlar.google yazın oraya apaçi türkiye yazın oradaki çocuk tiplerini görün o mommy diyen kızınızın 3 sene sonraki erkek arkadaş profilini inceleyin.
Burada kurtlar vadisi gibi olmuş hayat.İş dünyası kaos resmen.24 yıldır IT sektöründe çalışıyorum bana sorun ne sıkıntılar çektiğimi. 200 daireleri lüks bir sitede yaşıyorum,havuzundan gmy kortlarına kadar herşeyi var 2 odalı evimi 400 bin liraya aldım.o da babam vefat edince kalan paradan.çalışarak olacak iş değil. yani kabaca 280 bin dolara. toplam da 98 metre kare. ütü masasını bile kapı arkasında saklıyorum yer yok çünkü. sonra araba alıyorum galerilere gidip 50 bin liradan aşağıya güvenli model marka yok bir çoğu amerikada 15 bin dolar seviyesinde aynı modellerin donanımlı olanları. geçen satıcı bana honda civicte arka camların otomatik özelliğini 20 dakika anlattı.düşünün amerikan chevyleri 67 yılında otomatik cam ısıtma koltukluydu.
lütfen yalnızlığınıza aradığınız kalkanı göçmek fikri ile aynı potada eritip buralara gelip huzursuzluğu kendinize mutluluk olarak görmeyin.ben o hatayı 10 yıl önce sydney gibi bir cennetten gelerek yaptım.sırt çocuklar yalnız büyümesin,aman xmast olur orada herkes ailece bir dram babanın düdüğü gibi evde derken 12 yılı çöpe attım,şu anda burada sarı ışıkta o uyuz uyuz kornaya basanlardan biri de ben oldum ki ben bisikletle kırmızıda bekleyen biriydim.
hayatta önceliklerinin olduğu ,mutlu olabilmeyi başardığın yeri kendine anavatan edinmezse o koşarak geldiğin memleketinde bile sana huzur,ana baba sevgisi dalar,bir süre sonra bu taşınma esnasında zengin ettiğin aracı firmalara yanarsın.
Unutmadan türkiyede de mobilya konusunda sakın ustalarla çalışacağım gibi bir hayale kapılmayın. 2 yıl önce gardrop için anlaştığım usta ile halen mahkemeliğim.Kimse sözünde durmuyor,adama verdiğim paranın yarısı kadar bir paraya iş çıkartıp onu bana satmaya kakalamaya çalıştı.gerek yok buralardan almayın,gidin adam gibi yanınızda getirin.

ilker
17 Şubat 2012, 09:42
25 yaşındayım. 1 senedir Kanada’dayım. Buraya çok büyük hırslarla geldim. Tüm 1 sene gözlemlerle geçti ve şu sonuca vardım ki North America kültürü bana göre değil. Türkiyeden nefret eden ben, şimdi dönmek için kolları sıvıyorum. Uzunca bir beyin fırtınası yaptıktan sonra şu karara vardım ki insanın sevdikleri, dostları, yakınları, kısaca beraber vakit geçirirken tatmin olabileceği insanlar varsa amerika,kanada,türkiye değil, Afrikada bile yaşanır. Bizim derdimiz maneviyat, çünkü öyle büyüdük. Burada maneviyat ise en arka planda kalıyor. Alışamadığımız nokta kesinlikle bu ve bir çok kişi sırf bu yüzden memlekete dönmeyi arzulamakta.

blogcuanne
21 Şubat 2012, 02:27
Sevgili İlker,

Söylediklerinde haklısın. İki kültür arasındaki değerler çok farklı. Öte yandan, kültür şoku denilen bir şey de var. Yeni bir kültüre uyum sağlamak oldukça vakit alan bir şey. Bak: http://usa.mezun.com/yararli-bilgiler/kultur-soku/yeni-kulture-uyum-evreleri.html Sen, bahsettiğin 1. senenin sonunda tam da oradan nefret etme, geri dönmeyi düşünme evresindesin 🙂

Bunu seni orada kalmaya ikna etmek için söylemiyorum elbette. Ama kalıcı kararlar verirken bu ihtimali de göz önünde bulundur derim.

Her nasıl bir karar verirsen ver, hakkında hayırlısı olmasını dilerim. Sevgiler…

ilker
21 Şubat 2012, 16:00
Blogcuanne
ilgilendiğiniz için teşekkür ediyorum.
Bu kültür şoku hakkında ben daha önce çok düşündüm. Ileride alışa bilme ihtimalini de göz önünde bulundurdum. Fakat benim derdim şu ki alışmak istemiyorum. Neden? Çünkü burdaki hayat benim isteklerim doğrultusunda değişecek değil, benim burdaki düzene uyum sağlayıp değişmem gerekiyor. İşte benim için sorun da bu. Boşuna gençlik yıllarımı kaybetmeden, ve bu yılları alışmaya harcamak yerine, ülkeme dönüp istediğim , arzularımın el verdiği ölçüde yaşamak isterim. Neden en güzel yıllarımı başkalarına uyum sağlamak için harcayım?Inanmıyorum ki her hangi bir Kanadalı ya da Amerikalı Türkiyeye gelip ortama alışmak dil öğrenmek kültürü benimsemek adına yıllarını harcasın. Yapamazlar. Ama biz yapabiliyoruz. Çünkü biz onlardan daha güçlüyüz. Yalnız ben gücümü buna harcamak yerine, yakınlarıma faydalı olmaya harcamak istiyorum. Bende bu biraz da gurur meselesi. bu bağlamda gurursuz kalmak da bir bakıma zayıflığın,anlamsızlığın, haslık ve asillikten yoksunluğun göstergesi bana göre.

Immıgrant ülkesi diye lanse ettirilip bizim onlara uyum sağlamamız bekleniyor. Onlar asla sizi anlamak manevi duygularınızı paylaşmak istemez. Vasıfsız irlandalıları 5 asır önce gemiyle getirip döktüler buraya çalışın bize vergi ödeyin diye. Dolayısıyla burdaki düzen ve kültür para üzerine kurulu. Zaten bir çok insan buralara para kazanmak daha sonra ülkesine dönmek için gelir: çok doluyum yazsam yazarım ancak uzatmayayım 🙂 Saygılar,Sevgiler.

Cevahir
20 Mart 2012, 02:25
Ben sahsen hic donmeyi dusunmuyorum, Amerikadaki hayat Turkiyeye gore 60 yil ileride yasanan bir hayat, eskilerin deyimiyle attan inip esege binilirmi? Bu arada ailevi nedenler varsa onu bilemem ama uzun yillar Turkiyede yasadim, ne arabam ne evim nede birikmis param vardi, burda hepsine sahip oldum, Turkiyeye donmek tabiiki kulaga hos geliyor fakat Turkiyede hayat asiri pahali ve vergiler cok yuksek… Keske Turkiyemdede ayni amerikada oldugu adalet sistemi olsaydi o zaman bir seyler degisirdi, vergi kaciran cok, devlete silah ceken cok, af ustune af yasasi cikar, idam cezasi yok, hukuk sistemi degismedigi surece Turkiye bir adim ileri gidemez…

Zeliha
03 Mayıs 2012, 19:22
Ben universiteyi bitirdikten sonra Ingiltereye yerlestim. 5 senem ingilterede geccti ve resmen kendimi ingiltereye asik hissettim. bizim ulkemizinde gezilecek gorulecek cok yerleri var ama nedense ingilterenin her daim yesil olusu yagmuru arasira cikan gunesi beni cezbetti. O donemde hic turkiyedemi yasarim ingilterede mi yasarim diye dusunmemistim taki ani bir kararla turkiyeye geri donene kadar. o zamanlar yasimda 25 lerimdeydi. cocuk yok sevgiliyle beraber hayat guzeldi iste.

Dondukten sonra ilk bi kac hafta hayat guzeldi. Cocukluk arkadaslari kuzenler komsular felan derken kendimi bir anda is arama ortaminda buldum. ve calismaya basladim. aldigim maas ingilterede 1 haftada kazandigim kadar bile yoktu. isten cikis saatleri mudur beyimizin cani eger toplanti yapmak isterse gece saat 9 u buluyordu. ha birde calisma ortamina mudur bey veya is yerinin sahibi girdiginde cevremdeki diger muhendis ve teknikerlerin hafif masalarinda dogrulmalari ayakta olanlar varsa el pence divan pozisyonuna gecmelerini hayretle karsiliyordum. Ingilterede benim calistigim Dubai ve arap ulkelerine ve Londranin en zenginlerine shutter yapan bir aile firmasinda is yerinin sahibi olan hatun kisi kendi kahvesini kendisi hazirliyordu. rahatlikla calisma saati bittiginde senden rica ile bisey isteyen olsa bile ( patronda dahil ) karsindakine I AM OFFdeyip isten atilma riskinde yokken ben neden simdi turkiyede bunlari cekiyorum diye sorgulamaya basladm. Trafigi sorguluyordum insanlari sorguluyordum hele ki carsiya felan cikmak istemiyordum. sanki butun carsi toplanmis beni uyuz etmek istercesine ustume ustume yurur gibi geliyorlardi. Ne turkiye bana alisabildi nede ben turkiyeye .. ani bir kararla HOPPPP KENDIMIZI AVRUPADA BULDUK. amac bu ingiltere sendromunu uzerimizden atmak biraz dunyayi kesfedip, kisacasi anyayi konyayi gorup trde yeniden baslamak. Avrupadan hoppp Amerika oradan Kanada derken bi baktikki 2 yildir yollardayiz . bunun 1 yili kanadada gecti. Ingiltere asigiyiz ya orada BRISTISH COLOMBIA

Omer
05 Mayıs 2012, 00:41
Merhaba,

8 senedir Amerika’da yasiyorum, universite icin geldim, 4 senedir de New York’ta calisiyorum. 3 ay sonra temelli donusumuzu yapicaz kiz arkadasimla. Donme sebebim NY taki yorucu is hayatindan sikilmis olmam ve Istanbul’da is kurma planlarim. Is bakimindan turkiye’de cok daha fazla opportunity oldugu icin mantikli geliyor, ayni zamanda butun ailem de orda. Maddi acidan ailem arkamda olucagi icin daha rahat edicegimi dusunuyorum, NY da ii para kazansam da suan. En cok korktugum konu, sizlerinde dedigi gibi, yasam sartlarindaki degisiklikler ve egitimsiz turk toplumu. Genel olarak herkesin burda yasamaktan en cok zevk aldigi konu, toplumun egitimli ve gorgulu olmasi, ahlak kurallarina uymasi ve yuksek yasam standardlari.
Taksici orneklerini okuduktan sonra bende suan dusununce icimden pisman olurmuyuz diye dusunuyorum ama ayni zamanda aile ile olmak ve arkadaslarimin cogunun Istanbul’da olmasi fikrimi degistiriyor.
En cok kafama taktigim konu ise egitimsizlik. Cok turk tv’si izlemiyorum maclar disinda ama haberlerden gordugum kadariyla AKP hukumeti ile ekonomik bir cikis varmis gibi gozukse de insani, ruhi ve sosyal anlamda halkta bir cokus var gibi. Kimse sesini cikartamiyor, cikartmaya korkuyor. Yuvarlanip gidiyorlar gibi bi durum var ki Amerika gibi ozgur bi yerde 8 sene yasadiktan sora bu cok korkutuyor. Beyoglu’nda ki icki yasaklari, geceleri ses yasaklari, onun bunun kisitlamasi, vs..

Bende suan konteynir ile esyalarimi gondermek istiyorum, ama kimse fiyat konusunda yardimci olmamis anladigim kadaiyla? Hangi firmayi kullandiginizi belirtirseniz arayip fiyat almak istiyorum ama guvenilir firma konusunda yardimci olursaniz sevinirim.

Dilek
27 Mayıs 2012, 13:32
Merhabalar , size bu konuyu actiginiz cok tsk ederim Blogcu Anne
Google amcama Turkiye ye kesin donus yazdim ki bu sayfa cikti , iyiki de cikti , yorumlarin hemen hepsini pur dikkat okudum…
Ben Fransa da yasiyorum,8 yasinda bir cocuk annesiyim , 20 yasinda geldim buralara, nerdeyse 10 sene oldu, son bikac senedir donmek istiyoruz ama esimi buraya baglayan onemli nedenler var , ben donsem bile en az 2 sene ayri kalmamiz gerekicek , bu durumda evlilik birligini zedeleyici bi durum tabiki , annemde gecensene cok karsi cikti, boyle olucagina hic olmasin daha iyi dedi , ee haklida kadin :/
Buralar cok monoton, insan ozluyor bi cok seyi ,gecenseneden beri eski hevesimde kalmadi , Fransa cok SIKICI geliyor artik … esim isi geregi aksamlari yok, gece geliyor eve , kizimla aksamlari bir basimizayiz …
Su bir gercek, cocuk olunca yurt disinda tekseniz benim gibi, hayat dahada zorlasiyor …
Hepimizin Turkiye icin, korkulari, cekinceleri ortak sayilir, bende yapabilirmiyiz , acaba nasil olur endiseleri icerisindeyim …Burda kurulu oturmus bi duzenimiz var, maddi anlamda sikintim yok, Turkiye de evlerimde var ama yetmez diye dusunuyorum … Benim tek derdim kizimin okul hayati,burda devlet okuluna gidiyor ama ozel okul gibi, dilide iyi, kimi derslerinde problemler yasiyoruz ama ozel ogretmen geliyor haftada 2 gun , bir sekilde hallediyoruz … Turkiye de , devlet okulu ozel okul ayrimi cok derin , Bodrum da ozel marmara kolejini aradim gecen sene, 21 milyar dediler , simdi 25 yapmislardir duz…Bu nasil bir ucrettir, avrupa dan geride oldugumuzu dusunmeyin aksine coooook ilerdeyiz masallah … ucmusuz adeta …
Donersem eger Bodrum da yasayacagim, yazligim var orda, eminim cok neseli gunlerimiz olacak, bugunlerin acisini cikarticam insallah amaaaaa Benim en buyuk endisem kizimin okul duzenini bozucam korkusu Bazen de diyorum ki icimden,ne de olsa hepimiz Fransiz vatandasiyiz, yarin birgun sorun yasasak doneriz geri …Ama gittigimizde aradigimizi bulamazsak donmekte koymaz mi insana ?
Hepimiz icin hayirlisi olsun arkadaslar, gonlumuzce olsun hersey …

Erim
04 Haziran 2012, 07:31
Ben 10 sene yasadiktan sinra dondum ve dondugume bin pisnan olup Amerikaya geri dondum bosuna zaman ve maddi kayip oldu.. Turkiye sosyolojik olarak berbat bir durumda hakikaten kelle kpltikta yasiyor insan.. Amerikaya bir kez kapagi attiysaniz fonmeyi gilan unutun.. Ailenizi yaniniza aldirin..

Burak
02 Temmuz 2012, 10:29
Turkiyeye donmeye karar verenlere, isteyenlere, kararsizlara, donmeyi aptalca bulanlara ve donup pisman olanlara selamlar! 12 senedir Amerika’da yasiyorum, esim amerikali ve buyukce bir ailem var. en son 2006 yilinda turkiyeye gitmistik hem tatile hem de datcadan bir kucuk daire almaya. Dairemizi aldik, geri donduk. Sonra burda olanlar oldu ve hersey batmaya basladi. Bu batmadan devlette calistigimiz icin epey bir kotu etkilendik. Bir arkadasin dedigi gibi gizli bir fiyat artisi mevcut. Bu arada amerikanin aci tarafini da gormus olduk. Bir evimizi kaybettik(ki hic bir zaman gercekte bizim degildi 5 senedir odemistik ama daha 25 sene odemesi vardi ve ev zaten dokulmeye baslamisti.) Kendi kaldigimiz evi elimizde tutmayi su ana kadar basarmis olduk. Mart ayinda 6 sene uzerine tek basima turkiyeye gittim. Degisimi gorunce inanamadim. Yollar yenilenmis, hemen hemen tum yollar cift gidis donus yollar olmus. Bunlar 6 sene icinde yapilmis. Buyuk bir gelisme. Benim icin yol=medeniyet.
Bu arada gozlemlerim de su oldu. Mesela her gittigim evde, restoranda veya otelde mutlaka buyuk duz ekran TV’ler vardi, herkes en azindan bir tane almisti.
DOndugumde amerikaya kafan epey bir karisti. Acaba yillardir dile getirdigimiz turkiye planini uygulasak mi? Gecen hafta esim(amerikali) hadi herseyi satip gidelim, burda yasamaktan biktim dedi. Simdi ciddi ciddi plan yapiyoruz. Hatta bir is basvurusunda bile bulundum istanbulda bir sirkete.
Tek derdim cocuklarin egitimi, turkceleri nerdeyse yok gibi. Bunu sadece bizim durumumuzda olanlar anlar. Uzaktan laf edenler hep olur bu konuya.
Onu da dusundum, ozel okul turkiyede ingilizce ogrenmek icin gerekli, ben ozel lise mezunuyum bu arada.
Cocuklar zaten ingilizce biliyorlar. O zaman devlet okullari sorun degil.
Zaten okuyacak adam devlette de okur ozelde de.
Sonuc olarak, endisem var, korkularim var, ya geri donmek zorunda kalirsak dusuncesi var. Gidince de eminim 1 yil sonra ne diye geldik buraya diye de soylenicem. Insan dogasi bu, her yerde mutlaka bir dert bir yanlislik gorur, onu konusuruz. Amerika’da tonla sorun var, iyi insan var okuz insan var. Irkcisi var, gonlu iyi insan var. SIlah cekeni de var, silah sevmeyeni de.
Amerika Amerika, Turkiye de Turkiye.

can
05 Kasım 2012, 13:43
Yazan herkesin eline saglik. Masterim bitmek uzere esimle bende bunlari konusuyoruz hergun. Bizde gariplik var diye dusunuyordum. Karar vermek zor gercekten.

gul
11 Kasım 2012, 09:47
Butun yazilari okudum, 8 ay once daha cok vize problemlerinden dolayi Turkiye ye ani bir kararla kesin donus yaptik ve isin kotusu esimin tekrar geri gitmesi cok zor. Dondugumuz gun daha nasil bir hata yaptigimizi anladik…Ben 5 esim 10 yildir Amerika da yasiyordu. Insan ordayken gercekten duygusal dusundugu cok sey oluyor, Bunlarin yaninda esim de ben de Amerika yi cok seviyorduk, Kalmak icin de cok caba gosterdik ama olmayinca bazen olmuyor. ama keske daha da zorlasaymisiz hatta kacak falan bile kalsaymisiz dedik dondukten sonra. Belki kararsiz arkadaslari bu yazim cok etkileyebilir, ama benim ve esimin karakterindeki insanlar icin Turkiye yasanicak bir yer degil. Suan istanbul dayiz, esim Istanbullu zaten ama resmen nefret ediyoruz. Hayat cekilmez bir hal almis duruumda bizim icin.
Maddi durumumuz da kotu degil, iyi bir site de oturuyoruz, segre biraz uzak biyer sectik vs vs., yani imkanlarimiz dogrultusunda herseyi yaptik ama kesinlikle burdaki bu kaos insanlarin kabaligi cekilmiyor, yol verdiginiz kisi size aptalmissiniz gibi bakiyor, alismadigi iciin yol veren birine…

BEn zaten Turkiye yi sevmedigim icin gitmistim, donmek zaten zordu suan tekrar gitmenin yollarini arastiriyoruz. Belki hayati daha cekilmez hale getiriyoruz ama su bir gercek ben bu sehirde gecirmek istemiyorum hayatimi. Maneviyat icin donmeyi dusunenler icin yaziyorum bunlari, Bizde donerken onlarla kendimizi teselli etmeye calisiyorduk…Ama dondugumuzde hic de oyle olmadigini gorduk, aile evet biraz daha fazla gorusuyosun bu iyi mi kotu mu tartisilir cunku aile yapimiz geregi aileler herseyin icinde olmak istiyor, surekli ic ice, surekli gereksiz toplantilar basta guzel gibi ama sonra bakiosunuz ki hic yalniz kalamiyorsunuz ama bu sadece aileler icin gecerli. Arkadaslarinizla kesinlikle gorusemiyorsunu cunku ailelerden hem firsat yok hemde herkes trafik ve is yuzunden disari cimiyor. ben yilda bir kez gelip bicok arkadasimi goruyordum, simdi 8 aydir burdayim hala hic gorusmedigim kisiler var ve istanbuldayiz,
Zaten bir ust gelir seviyedeki insanlar var egolari tavan kibir den yaklasilmiyo, alt gelir insanlar da gecim derdinden, mutsuz asik suratli saldirgan bi hal almislar, yani o eski sicakkanli halk yok iste misafirperver soyle boyle bi durum yok ortada… Asil Amerika da turk bir arkadasiniz falan varsa cok daha samimi oluyosunuz cunku cok fazla seceneginiz yok ve birakmak istemiyosunuz oaylasiminiz artiyor.
Burda yakin kisilerle uzaksiniz, is konusuna gelince, odtu mezunuyum 5 yil amerikada IT firmasinda is tecruben var 4 aydir is basvurulari yapiyorum cok komik seyler var. zaten torpil SART, bilmiyorum belki zaten negatif oldugum icin Turkiye ye daaha da hersey batiyor ama yok yani…gencler sadece ozenti. Birde Turkiye de kendi kulturumuzde cocuk yetistiricez donenler varya bence o da yanlis cunku Turkiye deki gencler bizden cok daha fazla ingilizce kelime kullaniyorlar, amerikali genclikten cok buyuk bir farklili yok birde ustune kucuk daglari kendilerinin yarattigini dusunuyorlar. tamamen ozenti, kulturunu unutmus, ve bu ozentiyle acayip bir kisilik olmus bir toplum olusuyor.
Herkese asla geri donmeyin die nasihat ediyorum 8 aydir. orda zor durumda olan arkadaslarima bile napip edip orda kalin diyorum. Cunku Turkiye yasanicak biyer degil bence. heleki biraz medeniyet insana saygi gorduyseniz cok daha fazla cekilmez biyer haline geliyor.
En iyi semtlerde bile parklar cop cekirdek kabugu, evde hergun temizlik yapiyor bayanlar (( ee komsularina hava aticaklar ya zaten yasama sebebi gosteris )) ama disarda heryer cop, pislik. Turk toplumu temizmis sonra gecin bunlari once toplu kullanim alanlarinda temiz ol, baskalarinin alanini kirletme sonra git evini temizle. Yani tamamen ben merkezli, bencil, medeniyetten uzak bir toplumuz. Resmen bunlari gormemek icin evden disari cikmak istemiyorum…
Bu muhtesem Istanbul u bu hale getirdigimiz icin utanmaliyiz. Heryer beton yigini, hala da heryer daha fazla beton yigini olsun die caba harciyoruz, herkes cebini nasil daha fazla doldururuz derdinde. nasil dolandiririz, komik tuhaf biryer ozellikle Istanbul… Akli olan donmez, heleki orda green card i olan vatandas olan insanlar, asla donmesinler bence…

musteba
01 Ocak 2013, 18:22
Daha once buraya yazdigim yazi silinmis neden anlamadim. Neyse, bende ABD de 20 yildir yasiyorum ve sanki 20 yildir nefes almiyormus gibi yasiyorum yani esasinda yasamiyorum. Ben TR de de ABD de de dunyanin en iyi okullarina gittim ABD nin 3 tarafinda yasadim hemde buyuk sehirlerde.
Ilkonce ABD feminist bir ulke yani kadin haklari on planda tutulmus erkekler resmen eziklik icinde. Oyle ilginc aileler goruyorsunuzki. Kadinlar erkek gibi erkekler kadin gibi olmuslar. Dayak yiyen hakaret edilen erkekler gordum terslenen asagilanlar gordum. Bizim Turk aile yapisinin 180 derece tersi.
Sistem kadinlara asiri haklar vermis heryerde hersekilde destekleniyorlar. Kadinlardaki ozguven muthis yani resmen erkek gibi konusan hareket edenler var. Ama bunlar lezbiyen degiller. Ozelikle is yerinde bu tur insanlar varsa hayat cekilmez hal aliyor. Yani kadinlar dominant olmus burada. Ben erkek arkadas ariyorum diyen ama bulamadigi icin bunalima girmis cok kadinla tanistim. Kistaslar o kadar ileri gitmiski kimseyi begenmez olmuslar. Tandigim cok doktorali master li bayan sperm bankasindan yararlanip cocuk sahibi oldular bunlarin sayisi az olabilir ama bunu yapmaya cesaret edemeyenler DNA larindaki cocuk sevgisi olayini kedi kopek besleyerek gecistiriyorlar.Turkcesi ruh hastasi.
ABD hakkinda soylenecek tonlarca sey varken sirf yukarida verdigim ornek bile bu ulkenin ne kadar igrenc bir yer oldugunu gosteriyor. Istatistiklere gore dogan cocuklarin 56% si evlilik disi, zaten insanlarin yarisina yakinida evli degil. Burada ozellikle MA ve CA eyaletlerinde oyle ilginc aile ornekleriyle karsilastimki TR ye dondugumde insanlar beni deli sandi. Inanamiyorlar. ve maalesef feminizm TR de de ilerliyor.
20 yildir bu ulkedeyim ve sunu gozlemledim.ABD den memnun olan Turkler su kategorilere giriyor. Bilim adami, ARGE yada muhendisligin ileri dallarinda is yapmak isteyenler, tip alaninda calisanlar, TR nin az gelismis yerlerinden gelenler yani adam hayatinda sehir gormemis ABD ye gelmis, azinliklar, travesti lezbiyen ve homoseksueller. Bu saydigim insanlar asla ama asla TR ye geri donmeyi dusunmuyor. Ilkonce bende anlamamistim bunu sonra dusundum. Dusunsenize kimsenin size deger vermedigi bir ulkede neden yasamak isteyesinizki?
Donen cogunluga yani arkadaslarima bakiyorum. TR ye ilk donduklerinde yaptiklari is sosyal cevre kurmak ki bu inanilmaz basit. Guzel bir isiniz varsa ornegin Istanbul disinda ayda 4-5 bin lira sizi ABD deki yillik 1 milyon dolarlik maasi olandan daha iyi yasatir( hic abartmiyorum sirketlerin basindaki zenginler en ufak tatillerinde yurtdisina kacar ve bunun sebebi var) ve sosyal hayatiniz yuz kat daha renkli olur. Dusunun bir kere altinizda arabaniz oldugunu kira vermediginizi kredi karti borcu olmadigini genc bir erkek oldugunuzu guzel bri kariyeri oldugunu ve Istanbul disinda yasadigini ornegin Ege yada Akdeniz kiyisinda bir sehirde. Kiz arkadasinizi alip deniz kenarina gidebilmek TAZE balik yiyebilmek yilin 11 ayi gunes gorebilmek eger akilliysaniz hormonsuz ilacsiz taze sebze meyve yiyebilmek. Allahim dunyada daha buyuk mutluluk ne olabilir ben bilmiyorum.
ABD de yasayan hicbir insan bu yukarida yazdiklarimi yapamaz. Bir kere ABD de deniz yok okyanus var yani kopekbaligi var yani yuzmek yok. Kimse aksini iddia etmesin. Floridaya da gittim CA yada gittim yani giden bilir. 20 yildir bu ulkedeyim daha hic taze meyve sebze gormedim farmers market ise tam br komedi. Orada kavga etmedigim insan kalmadi. Keske izin verseler burada yasadiklarimi TR de belgesel olarak izlettirsem insanlara. Ornegin kiz arkadasiniz var oyle issiz bir koya gdeyim falan yok. Sahilde icki icmek yasak, zaten adam gibi sahil yok. Deniz olmadiktan sonra sahilin onemi yok. Kadinlar zaten TR deki gibi degil sevecen sicak ozverili degiller. Kapitalizm insanlarin dogasini degistirmis hersey menfaat olmus. Heryer kedi kopek besleyen yaslilarla dolu. Herhangi bir Turk festivalinde Turk kizi bulup evlendigi icin sevinci gozunden parlayan hayatinda hic gercek kadin gormemis Amerikali erkek gormek cokca mumkun. Adam hayatinda cocugunu open oksayan kadin gormemis adam gibi ev yemegi yememis hayatinda evi hic adam gibi temizlenmemis tabiki hayran olur. Bu insanlar hayatlarinda hic sefkat sevgi gormemis annelerinden. Boyle buyuyen cocukta okula gidip 23 cocugutabancay tufekle rahatlikla oldurebilir. Cunku sevgi sefkat nedir bilmiyorlar. ABD de buyumus cok Turk cocugu gordum, TR de buyuyup gelenlerle yanyana koyunca hangisinin ruh hastasi oldugu belli oluyor. 5 yasindaki cocuk ” my girllfriend is hot” diyor cocugun yuzunden masumiyet gitmis. Bu cocugu ben nasil sevebilirim kucagima alabilirim. Dunyanin en mutlu erkegi ABD yi taniyip yasayip TR ye gencken donen ve iyi bir isi olan erkektir. Hepsinde de cehennemden kacmis bir ruh hali var her TR ye gittigimde konusuyorum onlarla. Havuzlu siteler son model mobilyalar ufak motorlu arabalarla sahillere yapilan geziler yada 3 saatlik yolculuklarla Avrupa gezileri. etrafta ellerinde kedi kopek dolasan ruh hastasi cogu yasli kadinlar yok. Yada sahile gidiyorsun 80 yasinda bacaklari varisli kadin gormuyorsun. Umarim bu cehennemden bir an once kacarim. Burasi bir bataklik inanin bana. Ufak bir ayrinti, is hayati cok rahat. Ama sosyal hayat olu olduktan ve insanlarin cogu Turk standardina gore ruh hastasi oldugu ve sende bunlarin arasinda yasadigini icin is hayatinin rahat profesyonel yuksek gelir falan olmasi hicbir anlam ifade etmiyor. Amerikan kulturu yok olacak cunku insan dogasina aykiri. Turkiyemi Turk insanini cok ozluyorum seviyorum ve asimile olmayi reddettim.

Yasin
15 yildir newyorkta yasiyorum ve turkiyeden hic bir zaman kopmadim,.Donecek arkadaslara az ve oz bir soz hic kendinizi yormayim.Paran varsa Turkiye cennet cozulmuycek sorun yok…Ter kokusu alt yapi sorunu issizler evsizler surunenler copkokulari aptal onsanlara laf anlatamama suratsiz cinlilerin bakislari zencilerin serserililikleri hindistanlilarin o ennnn fes parfum kokulari gelin gelin burasi cok duzenli.. Paran olmasinda bak bakalim Turkiyemi burami diye bir soru soruluyormu… Heee suda var zaten burda Turkiyede super zengin olupda gelen az oda ya kaciyor devletden sundan bundan yada 3 yil 5 yil sonra tipis tipis donuyor… Parani nerde kolay nerde cok kazaniyorsan orasi zaten oluyor senin icin bir cennet.. Yol abd mi buyul tr mi buyuk duzenli vs vs ye girmenin bi anlami benim icin yok, 🙂 $$$$

Rana
15 Ocak 2013, 19:15
Herkese Merhaba,
Yazıyı be tüm yorumları pür dikkat okudum. Gerçekten zor bir karar ve bence cevabı hiçbir zaman tam anlamıyla bulunamayacak bir soru. Çünkü nerede olursanız olun diğer ülkedeki yaşamınızın nasıl olacağına dair hep hayal kuracaksınız
Bizde de durum tam tersi hiç istemediğim halde 6 ay önce Amerikaya taşındık. (Eşim Amerikalı ve 8 yıl Türkiyede yaşadıktan sonra artık evini çok özledi ) Bende hiç istemiye istemiye artık onda sıra deyip kalktım geldim. 3 ve 5 yaşlarında iki çocuğumuz var. Benim arzum çocuklar en az ilk okulu Türkiye’de okusun lise yıllarına yaklaşınca buraya taşınalımdı. (Çünkü çocuklarıma TR de üniversiteye hazırlık çilesini çektirmek istemiyordum. Her neyse artık buradayız. Ben eşimle tanışmadan öncede Amerikada birkaç defa bulunmuştum hiçbir zamanda burada yaşamayı düşünmemiştim. Türkiyede yaşarken işim ve sosyal çevrem itibariyle son 12 yıldır Amerika ve Avrupa kültürü ve insanlarıyla içli dışlı yaşadım. Dolayısıyşa buraya taşıdığımda gerçek bir kültür şoku yaşamadım ama Türkiyemi aıilemi ve arkadaşlarımı yinede çok özlüyorum.

Buraya yorum bırakmış özellikle çocuk sahibi aileleri çok iyi anlıyorum. Ben burada kısa zaman da oluşturduğum geniş sayılabilecek sosyal çevreme rağmen, (küçük çocuklarınız varsa bunu nasıl yaptığımı merak ediyorsanız mail atabilirsiniz yardımcı olmaya çalışırım) yine de bir Türk arkadaşımla veya annemle bir fincan kahveyi çok özlüyorum. Bu özlemin yerini hiçbir zaman hiçbir şeyin dolduramayacağına inanıyorum. Çünkü burada Amerikalı arkadaşlarımla ne kadar yakın olursam oluyum beni hiçbir zaman tam anlamıyla anlayabilip tanıyabileceklerine inanmıyorum. Buda farklı bir ülkede yaşamanın ciddi bir eksisi.

Bir çok insan burada hayatın ve insanların soğuk olduğunu yazmış ama bence aslında bu insanlar la nasıl iletişim kurulur içlerine nasıl girilir onu gözlemleyip uygulamak lazım yoksa benim gibi çok fazla Türklerin olmadığı bir bölgede yaşıyorsanız yalnızlığa mahkum kalıp durmadan ülkenizin hayalini kurarsınız ki buda çok yaşanılası bir yaşam değil.
Karar vermekte zorlanmakta olan insanlara birde yaşlılıklarını düşünmelerini istiyorum. Yaşlanınca nerde olmak istiyorsunuz? Burada yaşlanmak bence insanın başına gelebilecek en kötü şey. İlgilenirseniz bu konuyla ilgili yazdığım yazıyı okuyabilirsiniz.
http://www.amerikadabirturk.com/burada-yaslanmak-istemiyorum/

Yaşlanınca dönerim diyorsanız o zaman çocuklarınız büyük ihtimal burada olacaklar, bu sistemin içinde oldukları için sizinle uğraşacak pek bir vakitleri de olamayacak. Bilmiyorum, biz şimdilik burdayız ama ben burda yaşlanmayı istemiyorum. Ben Türk biriyle evli olsaydım ve Türkiye’de iş ve ekonomik sıkıntım olmasaydı asla ve asla burada yaşamayı tercih etmezdim diye düşünüyorum.

Tekrar hoşgeldiniz Amerikaya o zaman. Ben de aslında istemeye istemeye Amerikada yaşayanlardanım. Ama bunun Amerikada koşullarımla ya da sosyal hayatımla hiç ilgisi yok. Hatta buradaki pek çok şeyi seviyorum da. Arkadaşlarım, sosyal çevrem falan hiç sıkıntım yok ama Türkiyenin ve sevdiklerimin yerini hiçbirşey tutmuyor haliyle. Geçenlerde eşim “yaşlılığımı kesin Türkiıye2 de geçirmek istiyorum” dedi. benim de cevabım “gençliğimi zaten sevdiklerimden uzak geçiriyorum, yaşlılığımda buna hiç niyetim yok” dedim. Yani çocukları burada büyütmek demek bir bakıma burada ölmek demek benim için. Ama son kararımızı bir iki sene içinde vereceğiz. Neyse hangisi iyinin bence de cevabı yok. Bazen kendimi hiç gelmemiş olmayı dilerken buluyorum ne yalan söyleyeyim.

ailemlegeziyorum
01 Şubat 2013, 22:14
merhaba yazınız baya eskiymiş ama bir konuda bilginize ihtiyacım var siz yurt dışından döndükten sonra çocukların İngilizceyi unutmaması için neler yaptınız

leyla
02 Şubat 2013, 23:04
Merhabalar..Butun yorumlari okudum.Herkes kendi dusuncelerine gore hakli.Bizde MA eyaletinde ,cok guzel buyuk bir adada yasiyoruz.Hava cok temiz,Her yer yemyesil.Stres yok..Arkada buyuk bir bahcemiz var.Sebze ve meyvalarimizi yetistiriyoru..zHatta tavuk kumesimiz var…Hersey organik..Marketlerden diger alisverislerimizi guven icinde yapiyoruzYedigimiz seylerde ne hileler var,bu bal nasil, hilelimi//falan gibi dusunmeden herseyi gozu kapali aliyoruz…Cocuklarimiz 6 kisilik siniflarda insani degerlerin ozunde oldugu guzel bir egitim aliyorlar,Yasadigin topraklarin sevgisi,Insan sevgisi,hayvan sevgisi doga sevgisi, Uygarligin gerektirdigi tum seylerle donanmis bir egitim…Cocular rahat bisiklete binip,diger oyuncaklariyla,, trafik korkusu olmadan oynuyor.Bahcelerde en degerli seylerimizi birakiyoruz ,gunlerce kaliyor kimse donup bakmiyor,Bir yere giderken evi kitlemek arabayi kitlemek gibi derdimiz yok…,Ama vatan ve orda biraktiklarimiz tabii var ozleniyor..her yil 2-3 ay gidip kaliyoruz..Bir sure sonra ,trafik,asik suratli insanlar,siyahlara burunmus bayanlar,cokca basi ortululer,yiyecek secerken korkarak almalar,Acaba hangi urunler bakanligin kara listesinde,,, Cok sik ve cok feci trafik kazalari haberler ,sehit haberleri ,insanlarin siraya girmek konusundaki bilincsizlikleri.Sokaklarda basi bos gezen onlarca ac, zavalli sahipsiz hayvanciklar,,,..daha pek cok sey, Ruh sagligim tehlikeye giriyor bir sure sonra…,,Sonucta burayi tekrar ozluyoruz.Bence Tr nin en buyuk sorunu egitimsizlik ve mesleksizlik…Mutlaka insan kalitesinin yukselmesi gerekiyor..Yukarida okudugumSn( Alp)beyi alkisliyorum bu arada,Tesekkurler.Ifadem biraz bozuk oldu ozur dilerim…

Rana
15 Nisan 2013, 05:15
Leyla Merhaba,
Yorumunu okudum, yazinda sebze meyvemizi biz yetistiriyoruz ama geriye kalan herseyi marketlerden gozumuz kapali aliyoruz yorumun uzerine yazma ihtiyaci hissettim.. Burada (Amerikadaki) market urunlerine cok guvenme, FDA ya hic guvenme derim (Michal pollan kitaplarini ve food.inc belgeselini izledikten sonra goruslerim degisti) …Amerika halkini GDO lu gidalar, high fructos corn syrup gibi bir suru seyle zehirliyor. Benim buradaki yiyecek endustri sektorune guvenim sifir.Mesela Bal’dan bahsettin marketlerdeki islenmis balin besin degeri cok dusuk cunku endustriyel pastorizasyon aninda ciddi besin kaybediyor. Ben yerel bir yetistiriciden aliyorum yuzde yuz organik cig bal bulmak kolay burda.Endustriyel islenmis gida burdada en az TR deki kadar kotu hatta bence bazi alanlar da daha da kotu..

musteba
13 Ekim 2013, 03:18
ABD de 20 yildir yasayan ve 3 sene once Turk bir bayanla evlenen biriyim. Cocuk yapmak istiyoruz ama ben asla cocuklarimi ABD de buyutmek istemiyorum. 20 yil az degil o kadar cok Turk cocuk gordumki genelleme yapmak icin. Bu cocuklar buyuyunce asla TR de yasayamazlar. Bu bence imkansiz. Hele kiz cocuklarini dusunemiyorum bile.
Oyle kotu bir acmazdayizki. Parayi ABD de kazaniyoruz duzeni burada kurduk ama cocuklar Amerikali olsun istemiyoruz. Akrabalar, insan sevgisi anne sefkati, dindar degilim ama bir ezan sesi bunlari yasasin istiyorum. Bunlari yasamayan cocuklari ABD de cok gordum, Turkce konussalar bile hic te Turk’e benzemiyorlar. Esasinda irkci ve milliyetci hic degilim ama Ingilizce konusan cocuklarin davranis ve konusmalarini gordum ondan boyle dusunuyorum. Turkcemiz sanki daha sicak bir dil sanki daha normal sanki daha biz. Istedigi kadar piyano calmasini bilsin cok guzel yuzme kurslarina devam etsin ama benim parcam gibi olmayacaksa ve benimle bir gun TR ye geri donemeyecekse o zaman ben neden cocuk yetistiriyorum? ABD de eleman lazim ve evet yaslilarin sosyal sigortasina para odeyecek gencler lazim ama bu beni ilgilendirmiyor. Eger cocuklarim ABD de buyurse %99 ihtimalle Turk olmayan biriyle evlenecekler cunku cevremdekiler hep oyle. Cocuklarindan oyle kopuk oyle uzaklarki. Anne babalarin yuzunden hicte nese mutluluk ferahlik gormuyorum. Ben goremedim belki goren vardir.
Cocugum ABD vatandasi olup TR de yasayacak. Belki universite icin ABD ye gelebilir ama o kadar. Ah bir de TR de guzel bir is bulabilsem.

Nazan Klausz
22 Ekim 2014, 11:25
Merhaba, bende 2 Yil Londra 10 yil Amerika`da farkli sehirlerde yasadiktan sonra 3 yil once Istanbul`a yerlestim Ilk baslarda karsidan karsiya bile gecemiyordum araba kullanamiyordum hepsi geciyor adapte oluyorsunda hep icinde ukte kaliyor insanlarin birbirine olan saygisi Istanbulun kesmekesi . Simdileri Istanbul`dan tasinmayi planliyorum Marmaris`e esim Macar Turkiye`de yasamaya ikna etmek kolay olmadi ama yabanci ese sahip olan kisiler kesinlikle Turkiye`de is bulamayacagini dusunmesinler esim tek kelime turkce konusmazken is buldu super standartlara sahip olmasada sonucta is istir  Iyi bir ise sahip olsamda Istanbul beni yoruyor .Bu yuzden Marmaris te yapabileceklerim konusu uzerine yogunlasiyorum fikriniz varsa paylasirsaniz mutlu olurum . Turkiyeye getirebilecekleriniz konusuna gelirseniz elektronik bol bol cilt bakim ve makyaj malzemesi birde benzin getirebilirsiniz  onun disinda hersey bulunuyor yok yok burda….

Tags, ,

Hemen Ara Fiyat Öğren!
WhatsApp Fiyat Sor!